küçük kız

Küçük Kız

                   KÜÇÜK KIZ HİKAYESİ

  O gün hava çok soğuktu. Ailesi ile akraba ziyaretine giden küçük kız arabanın camından dışarıyı izlerken kardan bem beyaz olmuş dağlara tepelere hayran hayran bakıyordu .

  Araba biraz kalabalıktı. Babasının kullandığı arabalarında küçük amcası babasının yanındaki koltukta oturuyordu. Küçük kız babasına amcasının kucağında gidip gidemeyeceğini sorduğunda .

 Daha babası cevap vermeden amcası kabul edince çok mutlu olmuştu ama mutluluğu kısa sürmüştü . Babası küçük çocukların ön koltukta oturmasının güvenli olmadığını söyleyince çok üzülen kız araka koltukta babaannesi annesi , ablası ile beraber gitmek zorunda kalışına canı çok sıkılınca iki kızını iki cam kenarını oturtan annesi sayesinde karı izleyerek gitme şansı bulunca her şeyi unutmuştu.

  Öylece geçen dakikalarının ardın dan  köyden şehre vardıkları sırada dünya bir den alt üst oldu. Önce tam arkasından gelen bit sesle küçücük bedeni savrulan kızın dünyası ters döndü ve dünya karardı.

  Küçük kız uyandığında arabanın içindeydi ama her şey ters dönmüştü kendi de. Arabanın tavanında yatan küçük kızın canı çok yanıyordu. Boyunun zorlukla oynattığın da yanı başında olması gereken annesinin  koltuğun içinde sessizce yatığını . Babaannesinin inlediğini duydu. Ablasını görmek istedi ama boynu çok ağrıyordu. Birde yüzünde sıcak bir şeyler akmaktaydı.

 Annesine seslenmek istedi sesi çıkmadı. Ablasına seslenmek istedi olmadı. Babaanne demek istedi kelimeler sözcüklere dönüşmedi. Birden babası aklına geldi. Oraya bakmak istedi. Öyle canı yandı ki dudaklarını ısırdı.

 Birden tarafta ayak sesleri duydu sonra birileri sanki ona sesleniyordu. Küçücük gözleriyle neler olduğunu görmek istedi ama yapamıyordu. Sıcak şey yüzünden aşağı aktıkça uykusu gelmeye başlamıştı. Garip her yerden soğuk mu geliyordu.

 Bir uluna duydu. Bu köpek olamazdı. Korkuyu iliklerinde hissederken etrafta sesler artı biri ona sesleniyordu.

 Küçük kız iyi misin . Tamam sen sakin ol seni oradan çıkaracağız.

 Demek onlara yardıma gelen birileri olmuştu. Uykusu vardı çok üşüyordu ama etraftaki her ses çıtırtı onu uyanık kalmaya zorluyordu. Başkalarının da  seslerini duydu.

 Kadın:

 Kadın küçük kızı gördüğünde gözlerine inanamadı. Sonra hemen yüzünü görmek istedi. Sıkışmış kalmış küçücük bir kız çocuğuydu. Minicik bedeni perişan haldeydi. Küçük başından kanlar sızan .O kara gözleri korku ve şaşkınlıkla bakan ,ürkmüş çocuğu hemen oradan çıkarmak zorunda olduğunu biliyordu.

  Kadın arkasından gelen sesleri duysa da küçük kızdan bir an bile kızdan ayırmadı.

 Derin bir nefes alıp .Arkasındakilere:

 Bütün yaralılara baktınız mı?

 Arkasında duran iki kişi başlarıyla onu onaylayınca.

 Peki yanınıza birkaç kişi alın ve yaralılara yardıma başlayın. Biriniz diğer araçtaki yaralıları alsın dedi ve ayağa kalkıp önünde duran tepe taklak ve nerdeyse tamamen çöken tavanı içeri basılmış kapılarıyla tanınmaz hale gelmiş araca bakıp.

 _ Burada iş çok.Biriniz ön koltuktakiler çıkabiliyorsa çıkarın .Arka koltukta oturanları çıkarmayacağız dedi. İki kişi gözleri önündeki araca endişe ve kaygıyla bakıp hemen harekete geçti. Kadınsa derin bir nefes alıp tekrar çöktü. Yüzüne içinde duyduğu endişe ve telaşı kondurmadan hafifi bir tebessümle araç içini kontrol etmeye çalıştı. Kapıları açmayı denedi. Biri tamamen iptal olmuş kayaya yaslanmıştı. Diğeri ise ne yapsa açılmadı . Zorlamanın anlamı yoktu.

 Belden aşağı araç içine sarktı. Etrafında insanlar toplanmaya başlamıştı. Henüz hava kararmamıştı ama etrafına karanlığın çöktüğünü hissediyordu. Hafifi hafifi uğultular başladığında arka koltuktaki kız çocuğuna uzandı.

  Elleri buz gibiydi . Kız ise sesiz ve adeta nefesizdi. Bir süre çabaladı bileğinden nabız alamayınca içeri biraz daha sarktı üstü başı kırık cam olmuştu aldırmadı. Küçük boyundan nabzı hissedince derin bir oh çekti. Kendi nefesi yüzünü ısıtınca ne kadar soğuk olduğunu hissetti. Telefonun ışıyla kızın yüzüne gözüne baktı. Bilinci kapalı olsada durumu çok ciddi değildi.

 Hemen kızın yanı başında inleyen yaşlı kadına uzandı. Zorlukla bileğinden yakaladı ve nabzını kontrol etti kalbi deli gibi atan kadının durumu çok iyi değildi. Işıkla onu da kontrol etmeye çalıştı. Bakışlarını boşlukta gezdirdi. Derin bir nefes daha aldı ve içeri düşmek üzereyken kendini kurtarıp derin derin soluk almak istedi ama ne mümkün başının üstüne binlerce göz tünemişti.

 Arabanın içinden inlemeler yükselirken etrafında uğultu artmaktaydı.

 Üç kişinin geldiğini görüyordu. Küçük kızın olduğu tarafa geldi. Yüzü diğer tarafa bakan kızın kıpırdandığını ve derin derin nefes aldığını duyabiliyordu. Eğildi, arabanın içine yığılmış kadına bakmaya başlarken. Arabanın ön kapıları açıldı ve bir adam şöförü kontrol etmeye başladı. Şöför bir şeyler mırıldanıyordu. Adam diğer yana koştu.

 Kadın koltukta yatan kadına uzanmak için çok zorlandı camlar ellerine vücuduna batıyor canı yanıyordu. Umursamadı . Kadına zorlukla ulaştı. Nabzı düzenliydi ancak kadının şöför koltuğu ile oturduğu koltuk arasında sıkıştığını far etti kadının bacakları çok büyük bir baskı altındaydı . Bacakları diye geçirdi içinden sonra endişeyle kadını yüzüne baktı . Küçük kız kıpırdanıyordu. Sıkıştığı yerden kurtulmak isterken kendine zarar vermeye başlamıştı. Bir şeylerden korktuğu beliydi. Üstelik hareketleri durarak yapmaya başlamıştı.

  Ön koltuktaki iki yaralı çıkarıp gelen adam kadına yardım etmek istedi kadın. Küçük kızı göz ucuyla takip ederken.

  Siz o yaralılara bakın burada ki yaralıları çıkarmamız imkansız. Kapılar sıkışmış.

 Bunu duyan kalabalık dalgalandı. Birkaç erkek hemen yanlarına gelip. Siz çekilin biz açarız deyip kapılara asılınca. Kadın yerinden kalktı ve öylesine sert baktı ki adamlar geriledi.

 Dokunmayın yaralıların ne durumda olduğunu bilmiyoruz. Sizin yapacaklarınız onlara zarar verir.

 Adam:

 Biz iki yaralıyla ilgileniriz. İtfaiyede yoldadır. Bu arada diğer araçtaki yaralıların durumu ağırmış. Arkadaşlar ellerinden geleni yapıyor ama bir an önce hastaneye gidilmeli.

 Kadın adamı başıyla onaylayıp küçük kıza bakmak için araç içine uzanırken herkes bir ağızdan ‘ bu ambulanslar nerede kaldı. Bir günde zamanında gelseler diyorlardı.’

 Bir genç kadının yanına diz çöktü.’ O zaman camlardan dışarı çıkaralım.’ ‘ şöförü ve yanındaki nasıl çıktıysa onlarda çıkar ‘Diye ısrar etmeye başladığında . Kadın sert bir dile gencin yüzüne bile bakmadan’  Olmaz hepsi yaralı.’ Deyince genç uzaklaştı.

  Küçük kız ise Babası ve amcasının arabada olmadığını yanı başında yatan göz ucuyla gördüğü annesinin ve göremediği iniltisini duyduğu babaannesinin ve ablasının yaralı olduğunu duyunca çok korktu. Hareket edemiyor bulunduğu yerden bir türlü çıkamıyordu. Buradan bir an önce kurtulmak için istemsizce çabalamaya çırpınmaya başlamıştı.

 O çırpınırken ensesinde bir nefes hissetti ve korkudan mı yoksa üşüdüğü için mi bilinmez ama artık tir tir titriyordu.

 O nefes tatlımı tatlı bir kadının sesine dönüşü verdi ve yumuşacık sözler döküldü.

 Küçük kız tatlı tatlı esen o nefesle içinde kuş gibi çırpınana kalbine , tir tir titreyen ellerine söz geçirmeye çalıştı.

 Kadın: Küçüğüm ben yanındayım. Ben senin yanındayım.

 Küçük kız ona yardım etmek isteyen birinin olduğuna çok memnun oldu.Ama annesi , ablası nasıldı? Onlar onlar neden.

 Kadın: Küçüğüm bak ben sana ve ailene yardım etmek istiyorum bana izin verir misin?

  Küçük kız bu tatlı sese cevap vermek istedi ama sesi çıkmıyordu. Neden neden konuşamıyordu. Neden O sesin sahibini göremiyordu? Neden hareket edemiyordu. Kıvrandı.

 Kadın kızın kıpırdandığını görünce kızın onu duyduğunu anladı. Ancak kızdan ses yoktu. Kadının o sıcacık nefesine soğuk rüzgarlar karışırken kadın hemen yüzünü göreceği bir yere  geçti ve iki küçük gözle karşı karşıya geldi.

 Bu gözler buğuluydu yanaklarından minik minik damlalar süzülürken , başından akan kanlar ise o güzel yüzü neredeyse kapatmak üzereydi.

 Kadın gördüğü o gözlerin etkisinden kurtulamasa da yüzüne gülümseme kondurdu ve

 Derken gözleri küçülen kıza seslendi; Bak ben buradayım. Ailende burada iyi olacaksınız sana bakmama yardım etmemem izin verir misin diyen kadın  küçük kızdan bir onay bekledi ancak kızın sesi çıkmıyordu. Hemen nabzını kontrol için bileğini yakaladığından kızın tir tir titrediğini fark edince göz bebekleri kocaman oldu.

 Hemen: Saki ol tatlım. Seni buradan çıkaracağız dedi ve yüzüne kondurduğu tebessümü korumaya çalışarak dışarı seslendi

 Ambulansı tekrar aradınız mı?

 Aradık yoldalar.

 Küçük kız kendisine yumuşacık sesiyle seslenen kadını göremediği ve bulunduğu yerden çıkamadığı için korku içinde içinden babasını sayıklıyor ve ona yardıma gelmesini istiyordu .

 Babası ise bu sırada yeni yeni kendine gelmekteydi.

 Küçük kız içinden baba diye çığlık atarken  birden gözlerinden yaşlar süzülmeye başlamıştı. O sesin sahibi kadının ellerini yüzünde hisseti yüzünü silen kadın ona kocaman yaşlı koca koca gözlerle bakıyordu.

 Küçük kız lütfen ağlama . Canın çok mu yanıyor? Yoksa kortun mu? Korkma korkma ben buradayım.

 Derken babasının çığlıklarını duydu: Kızlarınım kızlarım. Hanım ? Hanım?. Anne annem onlar nerede?

 Küçük kız babasının sesini duyunca küçük kızın göz yaşları sel olmuştu. Hatta öyle ki yerinde duramaz sıkıştığı yerden çıkmaz için canının yandığını umursamaz olmuştu. Kadın elini tutu bir eliyle de gözlerini sildi.

 Bir şey yok. Baban sizin için korktu . siz iyisiniz . Oda iyi. Kadın bunları söylerken onun gözlerinin içine bakıyordu. Ama bir gariplik vardı .Bu tatlı sesli kadın da bir gariplik vardı. Onun gözün de  gördüğü şey neydi. O kadar ağladı ki hali kalmadı. Babası ise hala bağırıyordu.

 Babasının sesi neden bu kadar uzaktan geliyordu. Bu güzel gözlü kadının elleri neden bu kadar soğuktu. Burası neden bu kadar sıcaktı. Bir ses mi vardı.

 Kadın küçük kızla sürekli konuşuyordu. Babasının iyi olduğunu. Annesinin , ablasının , büyükannesinin de iyi olduğunu söylüyor ve küçük kızdan gelecek her hangi bir sesi bekliyordu.

 Ancak küçük kız her an biraz daha soluyor dudakları artık bembeyaz kesiliyordu. Göz kapakları ise kapanmaya başlamıştı. Kadınsa eğildiği yerde çok zor nefes alsa da kızın nabzını sayarken bir taraftan da onunla kouşuyordu. Bu sırada uzaktan siren sesleri gelmeye başlamıştı.

 Kadın umutla dolarken küçük kızın o küçük gözleri kapanı verdi. Başı direncini kaybedip düşerken ona bütün gücüyle seslenen bir ses duydu. Sıcacık bu ses onu çağırıyordu ancak kendini sıcacık bir uykunun kollarına bırakı verdi. Düşünde sıcacık yatağında yatıyordu annesi ve ablası da yanı başındaydı.

 Kadın küçük kıza defalarca seslendi siren sesleri yakından gelmeye başlamıştı. Nabzını saydı dudaklarını ısırdı gözlerinden iki damla yaş aktı ve hızla yerden kalktı. Her yerinde cam vardı silkeledi bir şeyler üstüne başına sürüldü.

  Kadın derin bir nefes alıp etrafına baktığında etten bir duvarın arasında kaldığını ve herkesin yolla baktığını gördü. Hemen onları yardı bir de ne görsün iki ambulans peş peşe kaza yerine giriyordu ama çok ilerleyemediler seyircilik yapan bir çok insanın aracı yolu tamamen kapatmıştı.

  Polis arabaları  ambulansların önüne geçip geldiler. Araçtan inene polisler arabaların çekilmesi için bağırmaya başlatınca .Herkes birbirinin yüzüne bakınca kadın aralarından sıyrılıp koşmaya başladı. Ayakları karda kayıyordu. Üstüne tane tane yağan kardan ıslaktı. Yüzüne kar taneleri düşse de hemen eriyordu. Yüzünü elinin tersiyle sildi. Elleri kan içindeydi. Yol kenarında herkesin hala birbirine baktığını görünce, Bütün gücüyle bağırdı:

 Araç sahipleri araçlarınızı çekin. Hemen insanlar ölüyor.

 Birden panikle koşuşmalar başladı. Kadın ambulanslara dönüp:

 Ambulanstakiler inin çabuk.

 Bir taraftan işaret ediyordu. Yola da ki araca ilk ambulansın görevlileri koşarken arkadaki ambulanstan dört kişi indi çantalarla kadının arkasından geliyordu. Kadın ikisini araçtan çıkarılanlara bakmalarını işaret etti diğer ikisine peşinden gelmelerini istedi.

 Onlar koşarken hala meraklı gözler beklemekteydi. Bağzı araçlar birbirine korna çaldı. Geri geri çıkan araçlara polisler yardım etti.

 Kadın görevlilerden eldiven aldı bir şeyler konuşurken araç içerisindekileri kontrol edip serumlar taktılar. Küçük kızın nabzını almak çok zor olmuştu.

 Etrafta toplananlar artık daha sabırsızdı. Mavi ışıklar altında içeridekilerinde çıkarılmasını istiyorlardı.

  İki görevli itfaiye olmadan yapamayacaklarını söyleyince bu sefer itfaiye nerede kaldı diye söylenmeye başlamışlardı ki.Çok uzaklardan itfaiyenin acı acı ısrarlı sireni duyuldu. Birkaç aracın firen sesi geldi ve karın sessizliğine yeni ayak sesleri eklendi.

 Kadın küçük kıza sürekli seslense de cevap alamıyordu. İki acil durum uzmanı da aynı durumdaydı.

 Derken nefes nefese itfaiye erleri geldi. Her biri bir aracın başına koştu.İkisi direk kadının yanına geldi kadının yanına diz çöktü.

 Hocam ne yapacağız. Kadın tanıdık bir ses duymanın rahatlığıyla soluklanıp kalktı.

 Şimdi çok zamanımız yok. Tek kapı iptal çocuk sıkışmış durumda ilk öncelik onda ancak üsten yapacağımız her hangi müdahale onu öldürebilir tek şansımız yan kapıyı açıp önce diğer yarıları çıkarıp kızı güvene alıp sonra çözüm bulmak olmalı.

 Tamam hocam biz başlıyoruz. İki itfaiye eri çalışmaya başlamıştı. Alandakileri uzaklaştırmak zor oldu sonrasında birkaç dakika içinde dev aletlerle kapı açıldı . Sedye hemen ablayı aldı ve açıklığa taşıdı. İkinci babaanne oldu itfaiye erleri ikinci sedyeye yardım etiler. Üçüncü anneydi ancak kadın hemen içeri girdi itfaiyenin ışığı altında durumun kötüye gittiğini görmesi hiçte zor değildi.

 Hemen etrafına göz atı aradığını bulamayınca yere baktı . Küçük kızın kaşkolü yerdeydi . Kaptığı gibi kadının bacağına sıkıca sarıp düğüm attı kanlar içindeki kadın inleyince kadın derin bir nefes alıp. Yanı başında onu izleyen itfaiye şefine Koltuğu yerinden sökebilirsiniz ama dikkat edin kadının bacağını üstünde ve bacağı kırmış.

 İtfaiye şefi cevap bile vermeden denilene uyarak hemen öndeki koltuğu aletlerle kesti ve hızla ama dikkatlice söküp cam dan dışarı atınca etrafı saranlar kaçmak zorunda kaldı. Kadın tekrara inledi. Sedye yanaştırıldı.

 Bu sırada yeni bir ambulans daha gelirken ilk gelen ambulans acı çığlıklarla etrafına saranların çekilmesini ister gibi çığlıklar atarak uzaklaşmaya çalışıyordu. İki sedye ambulansa götürülmek istenmişti.

 Adamın çığlıkları yeri göğü inletiyordu. ‘Ailem olmadan olmaz.’

 Acil müdahale uzmanı: ‘ Bakın kızınız ve anneniz çıktı eşiniz ve diğer kızınızda şimdi çıkar. Gitmeliyiz durumunuz iyi değil .’

 Adam: olmaz onlar da çıksın. ‘

 Görevliler adamı ikna edemeyeceklerini anlamışlardı. Kalkmaya çalışan adamı yatığı yerde doğrultular . Adam meraklı bakışlarını onlardan alamıyordu. Kızı ve annesi iyi miydi? Karısı ve küçük kızı neden hala çıkmamıştı.

  Eli ayağı titreyen her yanı kan revan içindeki adam kendini bir an bile düşünmezken yanındaki sedyedeki adam inliyordu. Bir an duyduğu ses sinirlenip yanı başındaki sedyede yatan kardeşini susturmak istedi.

 Kendinde olmadığını fark edip tekrara araçtan kim çıkacak diye görmeye çalışırken iki itfaiye eri karısını çıkardı. Kadın kan revan içindeydi ve bacağından kanlar boşalıyordu. Sedyeye konan kadının başına bir görevli vardı. araç içinden bir kadın bir şeyler söyleyip bağırıyordu. O sedyede uzaklaştı. Derken aracın etrafı tekrara sarıldı hiçbir şey göremiyordu ve çıldırmak üzereydi.

 Adam: ‘Kızım kızıma ne oldu.?’

 Ne ne var ne den .sesi kesildi sedyeye düşen başını kaldırmak istedi yapamadı .

 Görevli sedyeyi götürmek isteyince yüzü bembeyaz adamın acı dolu deli gibi kanayan bir yarayla kıvrandığını gördü ve durdu.

 Kadın incitmekten korkarak kızın yanına geldi. Nefesini ve nabzını kontrol etti hala nefes aldığını görünce rahatladı.

 İtfaiye şefi kadını gözlerindeki endişeyi biliyordu. Ön taraftan gördüğü manzara bu kadar kötüyse kadının elinin altındaki çocuğun gerçek durumunu düşünemedi bile hemen çözümü buldu .

 Alt üst olan arabanın üste kalan kısmını kızın etrafında daire çizerek kesip çıkardılar kız boşlukta kalınca itfaiye şefi kızı hemen yakaladı ve  kucakladı. Önce çocuk yere yatırıldı. Kadın hava verdi. Serum takıldı nabız kontrol edildi sedye uzaktan geliyordu. Kızı kucaklayan kadın koştu.                  Kadının Yüzü kan revan içindeydi .

  Sedyeye kızını koyulduğunu gören baba derin bir nefes aldı ve kadına baktı . Bu sırada yanı başlarından iki sedye geçti ve kızı ve annesini yakından gördü. Annesinin gözleri aralı ona doğru bakıyordu kızın eli yanına düşmüştü onları ambulansa götürdüler sonra kardeşi götürüldü. Sedyesi hareket etti itiraz etmek isteyince görevlini bakışlarında artık olmaz dediğini fark edince itiraz edemedi.

 Adam kardeşiyle yan yana ambulansa konulurken karısını kireç gibi bir yüzle akan kanlarını bastıran iki görevli eşiliğinde ambulansa koyuluşunu gördü. Kadın kızın saçlarını koşarken elini de tutuyordu. İtfaiye eri ve acil durum görevlisi eşliğinden ambulansa giderken meraklı gözler bir an bile onları yalnız bırakmadılar.

 Küçük kız ile annesi kavuşurken akşam caddeye iniyordu. Acı çığlıkların arasında yerinden doğrulup onlara bakan bir adam vardı ve kapılar kapandı . Acı çığlık duyuldu herkes uzaklaştı ama araçlardan sıyrılıp uzaklaşması çok zor oldu.

   Kaza yerinde İtfaiye erleri ve polisler ve meraklılar kalmışlardı.

 Neden geç kaldınız.

 Bir yeri bulamadınız.

  Sizin yüzünüzden ölecekler.

 Bu kadın kimdi ?

   Kadın. küçük bedene baktı ve gördü o küçük ayaklarda ne ayakkabı vardı nede çorap mosmor olan ayak parmakları donmak üzereydi. Ambulans görevlisi gerekenleri yaparken kendi ayağındaki çoraplarını çıkarıp küçük kıza giydiridi. Kadının nabzını kontrol etti ikisinin de saçlarını okşadı. Çok yorgundu aklından uzaklarda bir ev vardı .

 Herkes ambulansın arkasından bakıp kadının kim olduğunu birbirine sora dursun cevabı veren bir itfaiye eri olmuş.

 O kadın ünlü bir kalp doktorudur. işten çıkıp evine giderken kazayı görmüş.

 İşini yapmış.

 Olsun o kadar.

 Olsun o kadar …BU Doktor günde sayısız ameliyata giriyor. Vazifesi olduğu için evinde bekleyen çocuklarını saatlerdir bekletiyor. Durup dinlenmeden çalışmış olmasını , bitkin ve bitap halini bırakıp insanların yardımına koşuyor. Evet ,vazifesi.!

 Siz se onlara daha demediğinizi bırakmayın.

 (İtfaiye eri bile kendini ve kendine yapılanı düşünmüyordu.)

 Ne vazifesi.  Onlar sizin için kendi hayalarını feda ediyorlar. Hanginiz işinde bir saat fazladan çalışıyor.

 İtfaiye erleri araçlarına binip gitmişler. Herkes merakını giderip uzaklaşmış. Orada param parça otomobiller. Onların oradan çekilip götürülmesi için bekleyen polisler kalmış. Birde bir babanın feryadı. Bir kadının fedakarlığı. Kendini düşünmeden durup dinlenmeden çalışan insanların rüzgarı kalmış.

  Bu hikaye her gün hayata karşılaştığımız olaylar küçük bir bakıştır. Her hangi yaşanmış bir olay alınmamış. Gazete ve televizyonda karşılaştığımız olaylara bir bakıştan ibarettir.

Mavi İlkay Masal.

Değerlendirme: 1 / 5.

2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s