KALBİMİN IŞIĞI – DÖNÜŞ * GÜNEŞLİ BİR GÜN

KALBİMİN IŞIĞI
DÖNÜŞ
Güzel bir gün, neşeli adımlarla adeta uçarcasına yürürken güneş cıvıltısına eklenen griliklere önemsizdi. Neşeyle geçen yolda okula bir kaç sokak vardı…
Alabildiğine toz duman her şey havada savrulmaktaydı. Ağaç acı içinde inlemekteydi. Güneş, tozu dumanı ateşiyle yakmaya çalışsada nafile. Ter içindeki sırtına inat saçları eteği havalandı. Tek eliyle savrulan eteğini tutarken çapraz astığı çanta tutmuş kızı sürüklemekteydi. Bir anda boynundaki pembe fular savrulup havalandı. dalga dalga uçarken genç kız önünü görmediği halde fuların peşinde koşuyordu. Bir anda önünü göremedi fuları yakalama için fırladı ve tutmaya çalıştığı fular birinin yüzüne yapıştı. Genç kız dengesini sağlayamadı ve genç adamın üstüne düştü. Bir anda ikiside kendilerini yerde buldular. Başını vurmaktan kurtulsada bütün eşyaları saçılmıştı.
Zorda olsa kalktığında genç hala hareketsiz onun kalkmasını bekliyordu. Toz duman içinde birbirlerini göremediler. Ancak bir an gün aydınlandı. Yerden kalkan zayıf orta boylu, kara kaşlı , kara gözlü , okul üniformalı gencin karşısında uzun dalgalı siyah saçlılarını elinin tersini ensesinden uzaklaştırırken ışıl ışıl parlayan teni pembe ışıltılı dudakları , ela gözlü , beyaz gömlekli liseli genç kız vardı ve gencin gözlerinin içine bakıyordu. o an çok çabuk geçti hemen yere dökülen eşyaları toplamaya başlamıştı ki genç adam fuların elinde olduğunu fark etti.
Kız telaşla yerdeki çantasını alıp yere saçılan defterlerini aldıktan sonra kalkarken birden yerdeki eşyalarını unutup ona bakan elindeki fuları uzatmış adamı gördü. Kız önce gence baka kaldı sonra fuları fark etti.
Şey özür dilerim.
Telaşlıydı.
Teşekkür ederim.
Fuları aldı. Çantasına hemen tıkıştırdı. Defterlerinide silkeledikten sonra kıyafetlerini silkelerken baktı. Gencin sırt çantası ve kitaplar hala yerdeydi. Gence baktı hala ona bakıyordu. Dona kalan gence baktı gülümsedi. Sonra yerdekileri toplamaya başladı. Genç fark edip telaşla yere eğildi. Her şeyi çantaya koyarken düşüp yuvarlanan kaleme ikisi birden uzanınca kafa kafaya çarpıştılar. İkisi de yere oturdular. Bir süre başlarını ovalayıp arkasından gülüştüler uzun bir süre birbirlerine bakıp gülüşmeye devam ettiler.
Kısa sürede kalkıp toplandılar hemen saatlere bakıldı ve telaşla farklı yönlere koşmaya başlamışlardı. Bulutlar savruldu grilik yok oldu; pırıl pırıl ışıldayan neşeli güneş yeni bir şarkının melodisini fısıldıyordu.
İlkay.
