YAVRU SIÇAN, YAVRU HOROZ VE KEDİ

YAVRU SIÇAN, YAVRU HOROZ VE KEDİ

Günlerden bir gün dünya yüzü görmemiş küçük bir sıçan dünyayla tanışmaya karar vermiş. Ama bu keşif kısa sürmüş. Eve kendini da atmış. Olanı biteni annesine anlatmaya koyulmuş.

 Yavru sıçan :’ Yurdumuzun duvarlarını aşıp delikanlı sıçan gibi dünyayla tanışıyım dedim. Hayatta kendime bir yol bulmak istedim. İki hayvanla karşılaştım. Biri tatlı ,yumuşak, güler yüzlü; Öteki azgın , asık suratlı; Acı keskin bir sesi vardı. Tepsinde de bir et parçası, kıçında sorguca benzeyen bir kuyruk meğer bir erkek piliçmiş. Öyle avaz avaz bağırıyordu ki Benim gibi kabadayı geçinen bile kaçıp gitti. Korkup kaçtım. Öteki öylemi bizim gibi kadifemsi tüyleri vardı. Sevimliydi de. Benekli, uzun kuyruklu, uysal davranışlı. Öyle yukardan bakmıyor. Ama gözlerinin içi ışıl ışıl. Bizim soyumuzu pek seviyordu sanırım. Öteki kıyametleri koparınca yanaşamadı.’ Dedi.

 Anne sıçan ‘ Oğlum, o sevimli dediğin kedidir. Bizi çok sever . O sevimli görünüşün altında bize karşı hınzırca kin besler. Bize düşmandır. Ötekine gelince bizimle bir sorun yoktur. Bize kötülük etmez. Bir gün biz onun etinin tadına da bakabiliriz. Öteki bizim tadımıza bakmak için fırsat kollar. Yaşadığın sürece kimsenin görünüşüne aldanma ‘ demiş.

Jean de La Fontaine.

Değerlendirme: 1 / 5.

Yorum bırakın