çirkin masallı – türk masalları

çirkin

TÜRK MASALLI

ÇİRKİN MASALLI

 Bir varmış bir yokmuş;

 Masallara  masal olalı böylesi görülmemiş. Yıldızlar yüzerken kurbağalar uçarken güzel mi güzel bir ülkenin şirin bir kasabasında yaşayan çirkin mi çirkin bir adam varmış.

  Bu adam birden bire gelip kasabaya yerleşmiş. Çok becerikli olan adam bir günde  kendine küçük ama güzel bir ev yapmış.Evine yerleşip yaşamaya başlamış. Kimse adamla arkadaş olmak istemese de bu adamın becerisinden faydalanmak isteyen çokmuş. Bütün tamir işlerini bu adam yaptırırlarmış Oda ene zor işi sanki elinde sihirli sopa varmış gibi birkaç saniyede çözer gidermiş.

 Günler günler sonra kasabaya bir aile yerleşmiş. Önce babaları gelmiş. Çirkin adama büyük bir ev yaptırmış. Çirkin adam evi iki günde yapmış. Bu sırada adamla da arkadaş olmuş.

 Birkaç gün sonra adam ailesiyle gelip yerleşmiş. Adamın iki kızı ve anne , babası ve de çok sevdiği bir eşi varmış.

 Kızları çok ama çok güzellermiş.Kasabanın bütün genç erkekleri iki genç kızın peşine düşmüşler. Ama iki kızda onalara bakmamışlar. Bu sırada çirkin adam adamla arkadaş olduğu için onların evlerine sık sık gider gelir olmuş.

 Adam ve ailesi çirkin adamı çok seviyorlarmış. Onun yüzü ile dğil kim olduğuyla ilgileniyorlarmış. Zaman geçtikçe adamın çok kibar , çalışkan , becerikli ve de çok iyi eğitim aldığını üstelik çokta ahlaklı bir adam olduğunu anlamışlar. Evdeki herkesle iyi anlaşan çirkin adama bir gün bile kötü söz söyleyen olmamış. Adam onları çok sevip sayarmış onlarda ona çok değer verirlermiş.

 Ancak kasabalı erkeler gencinden yaşlısına kızların peşinde oldukları için adamın kızlarından birini çirkine vereceğini düşünüp . Çirkine kötü davranma ya hakaretler etmeye başlamışlar . Bir gün adamın evinden çıkıp evine giden çirkine on beş genç saldırmış. Öylesine dövmüşler ki neredeyse çirkin ölecekmiş.

 Çirkini dövdükleri yerde bırakıp gitmişler. Yaralı çirkini Adam bulup evine getirmiş. Nine şifacıymış . Çirkinin durumunun ağır olduğunu onu kurtarabilmenin tek yolunun birinin fedakarlığı yapmasına bağlı olduğunu söylemiş.

 Evin küçük kızı ne feda edilmesi gerekiyorsa ben yaparım demiş. Nine ‘ Bilemem sen fedakarlığı yapacaksın sonra göreceğiz ‘ demiş. Sonra bir iksir hazırlamış bu iksire kızın saçından eklemiş. Çirkin iksiri içtikten bir gün sonra kendine geldiğinde öğrenmiş ki küçük kız güzelliğinden olmuş. Çirkin buna çok üzülmüş aileden ve kızdan özür dilemiş. Ama kız artık evden çıkmıyormuş.

 Küçük kız : ‘ Ben yaptığımdan pişman değilim. Senin hayatın kurtuldu. Ninem elbette beni düzeltmenin bir yolunu bulur ‘ demiş.    

Günler geçtikçe olalar kasabada duyulunca aileye kimse selam vermez olmuş . Onları büyücü olmakla suçluyorlarmış.

Nine küçük kızın güzelliğini geri verecek iksiri bulmuş Bu iksir de öyle bir bitki varmış ki girilmez vadiye gidilip o vadide şifalı kara menekşeyi bulması ve tabii oradan çıkıp kara menekşeyle geri gelmesi gerekiyormuş. Kızın güzelliğini geri kazanmasının imkansız olduğuna karar veren aile bu kasabada da daha fazla kalamayacakları için ayrılmaya kara vermişler.

 Çirkin kızın o ay gibi yüzünün ipek gibi teninin eski güzelliğine kavuşması için girilmez vadiye gidip  kara menekşeyi bulmaya karar vermiş. Arkadaşına gidip Kara menekşeyi arayacağını söylemiş. Bütün aile buna karşı çıksalar da Çirkin vazgeçmemiş tek istediği ben dönene kadar bura da kalın demiş.

 Onlar çirkini beklerken çirkin düşmüş yolara aya gece merhaba demiş. Güneş güne merhaba demiş. Çirkin hiç durmadan yürümüş yürümüş karşısına bir yol ayrımı gelmiş. Çirkin biraz dinlenmek için dere kenarına oturup dinlenirken bir de bakmış dereden bir kurbağa çıkmış:’ İnsanoğlu insanoğlu pek acıktım bana verecek bir şeyin var mı ‘ demiş.

Çirkinde çantasında taşıdığı ekmeğinden çıkarıp kurbağaya vermiş. Kurbağa ‘insanoğlu sen ekmeğini benimle paylaştın. Nereye gidersin ? Pek dertli görünürsün ‘ demiş. Çirkin ‘ Ben girilmez vadiyi arıyorum. Orada yaşayan kara menekşeyi bulmalıyım’ Demiş.

 Kurbağa: ‘ İnsanoğlun senin aradığın yere girilemez ama girende çıkamaz . Bu vadiye gire bilmek için önce kapısında bekleyen aslanları geçmelisin. Sonra bir çıkmaz yol bulacaksın o yolun çıkışını bulmalısın. Karşına çıkan bahçeden geçmelisin. Bahçenin sonunda vadi var. Vadinin en karanlık yerinde yaşar kara menekşe ‘ demiş.

 Çirkin: ‘ Kurbağa kardeş ardımın için sağ ol ‘ demiş.

  Hemen yolla çıkmış. Az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş.

 Bakmış yolda kalmış yaşlı bir adam adamın eşeği çamura saplanmış çıkamıyor. Hemen yardım etmiş yaşlı adamın gözleri iyi göremiyormuş. ‘ Ah evladım sağ olasın . Bana yardım ettin . İşin rast gitsin. ‘ demiş ve eşeğinin sırtında ki yük den iki parça et çıkarmış. Bak evladım bu etleri al ailenle ye diyip çirkinin cevap vermesine izin vermeden eşeğini çeke çeke uzaklaşmış.

 Çirkin geceleri gündüzleri iç durmadan yoluna devam ederken gece bir ağaç dalında dinlenirken birde bakmış bir yılan ağaçtaki yuvaya çıkıyor .Yavruları yiyecek. Yavrulara acımış ağaçtan bir dal isteyip almış bu dala yılanı tutuğu gibi çok uzaklara atmış. Bu sırada gelen anne kuş çirkine teşekkür edip ‘ İnsanoğlu sen benim yavrularımı kurtardın bu  benim tüyüm benim yardımıma ihtiyaç duyunca bu tüyü sala sana yardıma gelirim’ demiş. Çirkin tüyü alıp çantasına koymuş.

 Yollar gitti gitti bitmezken Adam ve ailesi kasabanın baskısından evlerinden çıkamaz olmuşlar çirkinin dönmesini bekleyemeyecek hale gelmişler.

 Çirkin bir dağın eteğine gelmiş . Bu dağı aşabilmek için tırmanmaya başlamış. Elleri kan revan içinde kalmış düşüp param parça olmaktan zor kurtulmuş ama vazgeçmemiş. Derken bakmış dağın eteklerinde bir keçi çıktığı yerden inemiyor . Çirkin ne yapsın yardım etmiş. Keçiyi sırtına alıp onunla dağın zirvesine çıkmış. Yorgunluktan perişan halde yatarken yuvasını koruma derdindeki kartalın saldırısına uğramış.

Çirkin’ Neden bana saldırıyorsun. Ben sana bir şey yapmadım ki ‘ demiş . Anne kartal : ‘ Sen insanoğlusun yavrularıma zarar veririsin ‘ demiş. Çirkin: ‘ Ben senin yavruların için gelmedim. Sana ve yavrularına zararım olmaz’ demiş. Kartal senin olmazsa o keçilere yerlerimi gösterdin. Yavrularımı yerlerse ‘ demiş.

 Çirkin ‘ Ben özür dilerim. Onların buraya gelmesini engele olabilirim ‘demiş ve kayalardan duvar örüp üstüne yağ sürmüş. Kartal buna çok sevinip ‘ İnsanoğlu bana yardım etin sağ ol eğer başın dara düşerse şu tüyümü sala hemen yardımına gelirim ‘ demiş.

 Bu sırada keçi yanına gelmiş ‘ İnsanoğlu beni kurtardın . bende seni bir dardan kurtarmak için seninle geleceğim demiş. Çirkin e sarmaşıktan yol yapmasını söylemiş. Ona tutuna tutuna inmişler .

  Birde bakmışlar aslanların tutuğu kapıyı görmüş. Kapı bir insanın aça bileceğinden daha büyükmüş. Keçiyi bırakıp aslanların yanına gitmiş bakmış aslanlar açlıktan zayıf mı zayıfmış aklına yaşlı adamın verdiği etleri aslanlara vermiş. Çirkine saldırmaya hazırlanana aslanlar eti görünce hemen karınlarını doyurmuşlar. Çirkin kapıyı açmaya çalışmış ama oynatmaya bile gücü etmeyince keçiye kapıyı açıp açamayacağını söyleyince keçi koşmuş koşmuş .O  hızla kapıya bir boynuz vurmasıyla kapıları sonuna kadar açmış. Çirkin bu yaptığı için teşekkür etmiş.

 Çirkin yoluna devam etmiş  karşısına uzun bir yol çıkmış yürümüş yürümüş. Bakmış etrafta ağaç kütükleri demir parçaları kayalar sarmaşıklar onları geçip çıkmaza gelmiş. Karşısına up uzun ve çok yüksek bir duvarı varmış. Bu duvarı geçmesi gerektiğini biliyormuş. Bir çıkış bulamayınca kendi çıkışını yapmaya karar vermiş. Hemen yolda gördüklerini toplayıp kendine bir merdiven yapmış ve duvarın diğer tarafına geçmiş.

 Bahçeye düşmüş. Bu bahçe çok güzelmiş. Ama bir gariplik varmış. Ağaçları dev den daha uzunmuş yolları ise bataklık. Bu bahçeden nasıl geçeceğim diye düşünürken küçük anne kuşu hatırlamış. Tüyünü sallamış. Derken bakmış küçük kuş yanı başında. ‘insanoğlu sana nasıl yardım edebilirim’ demiş. Çirkinde bu bahçeyi geçmemem yardım eder misin demiş. Küçük kuş bir ıslık  çalınca yüzlerce kuş etraf ı sarmışlar çirkine uzattıkları ağaç parçasını tutuğunda hepsi birden havalanmışlar . Çirkini de havalandırıp uçarlarken etraflarındaki çiçekler bahçeye tozlarını dökmüşler. Bu toz zehirliymiş. Çirkin bahçeden geçmeyi başarmış.

 Küçük kuşa teşekkür etmiş. Bakmış vadide . Küçük kuş çirkine teşekkür etmiş’ İnsanoğlu sayende girilmez vadiye girdim. Bu vadide sonsuza dek mutlu yaşayacağız diyip arkadaşları ile uçup gitmiş.

 Girilmez vadi çok güzelmiş. Çirkin bakmış bakmış vadinin en karanlık yerini bulmuş . hemen oraya gitmek istemiş önüne taştan yol çıkmış . Taşlar bastıkça çöküyorlarmış. Çirkin düşmüş yuvarlanmış ama bir adım ileri gidememiş. Taşlara basmadan geçmenin yolunu ararken ağaçlardan geçe bileceğini düşünmüş ve ağaçtan ağaca atlayarak yolu geçmiş ve vadinin karanlık olduğu yerdeymiş. Buruya adım atığı anda her yeri dev sarmaşıklar sarmış ve çiçekler dile gelip ‘ İnsanoğlu Buradan ilerisine gidemezsin. Sarmaşıklar zehirlidir onlara dokunursan zehirlenir ölürsün’ demiş.

 Çirkin ‘ Peki sarmaşıklara dokunursam hemen mi ölürüm ‘ demiş.

 Çiçekler :’ Hayır yavaş yavaş ölürsün. Eğer almaya geldiğin kara menekşeden yapılacak iksiri içersen kurtulabilirsin’ demişler.

 Çirkin hiçbir şey düşünmeden sarmaşıkları tırmanmaya başlamış . Sarmaşıklara her dokunuşunda zehir vücuduna yayılıyormuş. Sonunda kara menekşelere ulaşmış ve çantasına biri sürü kara menekşe ve farkında olmadan mavi menekşeler den de koymuş. Ama hali kalmamış. O zaman aklına anne kartal gelmiş hemen çantasından tüyü sallamış.

      Bu sırada kasabalının baskısından sıkılan aile her şeylerini arabalarına yükleyip düşmüşler yollara ama çok uzaklaşamamışlar. Çünkü yakınlarda ki köyde salgın başladığını duymuşlar. Köylüler çok zor durumdalarmış onlara yardım etmeye karar vermişler. Nineleri hastalara ilaç yapmaya karar vermiş Bütün ailede ona yardım etmiş. Gece gündüz hastalara bakıp onları iyileştirmişler. Bütün köylüler onları çok sevip saymışlar . Ailede oraya yerleşmiş köyde yaşamak onları da çok mutlu etmiş. Tek dertleri çirkinin nasıl olduğuymuş.

 Kartal bir anda çirkinin yanında belirmiş. Çirkin Artık ayakta duramıyormuş ‘ Kartal beni yaşadığım yere götürür müsün ? Ben ona ilacını yetiştirmeliyim ‘ demiş. Kartal bakmış çirkin çok kötü gagasıyla tutuğu gibi çirkini sırtına alıp bir kanat çırpışıyla köye gelmiş. Çirkin bakmış kasabada değiller. ‘ Neden buraya geldik ‘Derken bile artık zor nefes alıyormuş.’ Sen onun yanına gitmek istedin. Aradığın burada demiş .

 Bu sırada gökyüzünde dev bir kartal gören köylüler çok şaşkınmış. Ailede kartalı görünce çirkini geldiğini düşünüp kartalın yanına koşmuşlar. Kartalda çirkini nazikçe sırtından indirip yükselmiş.’ İnsanoğlu yardıma ihtiyacın olunca beni çağıra bilirsin’ demiş ve ortadan kaybolmuş.

 Çirkin rengi soluk zor nefes almakta zorluk almadan yerde yatıyormuş. Adam çirkini kucaklamış ve evlerine taşımış. Çirkin çantasını uzatıp Kara menekşeyi getirdim demiş ve gözlerini kapamış. Nine çirkine bakmış ‘ Çirkin zehirlenmiş iyileşe bilmesi için iksir yapacağım keşke mavi menekşe olsaydı. Girilmeyen vadide o mavi menekşeden vardı ‘ demiş.

Küçük kız ’ o yaptıysa bende yaparım gidip getireceğim nine sen onu hayata tut’ diyip gitmek istemiş.  Nine ‘ Zaman yok ‘ demiş çantayı alıp iksir yapmaya koşarken küçük kız çantayla peşinden giderken çantaya bakmak aklına gelmiş.

  Bir de bakmışlar kara menekşenin yanında mavi menekşe de var.Hemen iksiri hazırlamaya başlamışlar nine her şeyi küçük kıza hazırlatmış.  Sonrada çirkine iksiri sabaha kadar yudum yudum küçük kız içirmiş. Bu sırada ninede onun için iksir hazırlamış sabaha kadar kendi de iksirini içmiş. Gün doğmak üzereyken uyuya kalmış.

 Gün sabaha kavuşmuş. Güneş doğarken ikisi de parlamaya ışıklar saçmaya başlamışlar. Birden her yer mas mavi ışıkla aydınlanmış ve  Çirkin uyanıp kızı yanı başında uyurken görünce ona olan sevgisi daha da artmış. Küçük kız ışıklar saçarak parlıyormuş. Kızın onu sevmediğini düşünerek onunda iyileştiğini düşündüğü için kalkıp gitmek istediğinde küçük kız uyanmış birde bakmış başka bir adam yanı başında çirkin ortada yokmuş.

 ‘ Sende kimsin Çirkin nerde ?’ demiş. Çirkin neler olduğunu anlamamış. Küçük kız adamın gözlerine bakınca o yumuşak kalpli çirkini hemen görmüş.Herkes koşup gelmişler. Nine’ Sonunda uyanmı. Benim küçük kızımda iyileşmiş. ‘ diyince çirkin iyileştiğini ve bir şeylerin değiştiğini anlamış. Herkes ikisine şaşkın şaşkın bakıyormuş.

 Çirkin ve küçük kız aynaya bakınca inanmamışlar . Küçük kız eskisinden daha güzelmiş. Çirkin o halinden eser kalmadığını görünce inanmış. Çirkin gitmiş güneşin on beşi gibi kara saçlı , beyaz tenli yakışıklı bir adam olmuş.

Değerlendirme: 1 / 5.

 O gün onlarla kocama bir aile olduğunu anlamış. Çok güzel bir sofra kurup oturduklarında çirkin ailesine yaşadıklarını anlatmış ‘ Ben bir vezir oğluyum. Babam çok kötü bir adamdı. Bunun için halk tarafından lanetlenmiş. Babam ve annemin çocukları hep ölü doğmuş. Günlerden bir gün ben doğmuşum annem doğumda ölmüş . Bende çok çirkinmişim. Baba beni görünce öyle nefret etmiş ki benim yüzüme bir daha bakmamış. Annemin beni emanet etiği deme ve ninem beni büyüttüler eğitiler. Onlar ölünce bende memleket memleket gezmeye başladım ama kimse şekilden ötesine bakmadığı için bende sadece çalıştım. Ta ki sizleri  tanıdığım gün hayatım değişti demiş.

 Köye kısa sürede iki güzel diken çirkin köylülerce de çok sevilmiş. Evler bitince çirkin küçük kıza evlenme teklif etmiş. Küçük kız da kabul etmiş. O günden sonra çok mutlu bir aile olmuşlar. Şifacı aile olarak çok sevilmişler. Onlar birbirine sevgiyle sarılınca her şeyin iyileştiğinin ispatı olmuşlar.   GÖKTEN ÜÇ ELMA düşmüş biri onların kalbine, diğeri sizlerin kalbine diğeri de yazanın kalbine..            

                                                                                                                                                                                                                 

Değerlendirme: 1 / 5.
çirkin

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s