İSTİRİDYE VE DAVACILAR

İSTİRİDYE VE DAVACILAR
Günlerden bir gün iki arkadaş kumsalda gezintiye çıkarlar. İki arkadaş kumsalda sohbet ederek gezerken karaya vurmuş bir istiridye görürler ikisi de onu yemek için can atarlar. Bakıp bakıp birbirlerine gösterirler. Gel gelim kim konacak bu ziyafete onun derdine düşerler. İstiridye yi ikiye bölecek halleri yok ya ! Biri eğilip istiridye yi alacakken diğeri :’ Kimin hakkı bunu yemek anlaşalım ‘ der. ‘ Bence ilk görenin hakkı . Ötekine sadece seyretmek düşer ‘ der.
Diğeri: ‘ Benim gözlerim iyi görürü ‘ der .
Diğeri: ‘ Bende çok iyi görürüm . İlk görenin kim olduğuna kim karara verecek ‘ der.
Diğeri: ‘ Ama ilk elini değdiren benim ‘ der.
Tartışma böyle uzar gider o sırada mollanın biri çıkar gelir ikisi de birden işte yargıç geldi. Kararı ona bırakalım derler ama Bizim molla hiç dinlemez direk istiridyeyi açar direk yutar içindekini. Kavga biter molla gider. Bizimkiler kala kalır. Molla ikisini birer kabuk hediye edip gider.
J. de la Fontaine.