iSTANBUL SABAHI

iSTANBUL SABAHI

                          İSTANBUL SABAHI

İstanbul da bir sabah ;

 Sabahın ilk ışıklarında uçaktan inen adam sisli bir sabaha merhaba derken ilk bulduğu taksiyle hemen hava limanından ayrıldı. Trafikte taksi yavaş ilerliyordu. Keşme keş ve telaş sürerken gün koşturma içinde geçti. İş görüşmelerini  öğlen yemeğine kadar halledip kendini bir restorana attı. Orda keyifle dönerini yerken etrafı izledi. Yemeğin ağırlığını atabilmek için sahilde yürürken bir kadın gördü. Sahildeki kayalıklara oturmuş elinde sigarası denizi izliyordu. Saçları dağılmış pantolonu çamur olmuştu. Sırtındaki pardisösü rüzgarla savrulurken kadının hiçbir şey umurunda değildi. Adam uzun süre kadını izledi öylece dakikalar akıp geçti birde baktı son toplantısına geç kalıyor. Koşup ilk bulduğu taksiyle toplantısına yetişti. Akşam olmak üzereyken içindeki hisle sahile koştu. Kadının oturduğu yere gittiğinde kimse yoktu ‘ Ne olacaktı saatlerdir orda oturacak hali yoktu’ya’. Dönmüş giderken kadını bankta otururken gördü ;elinde iki çay vardı. Karşısında duran kadına baktı baktı.Kadın çayı uzattı. Banka oturup çay içtiler. Geç saate kadar sadece yan yana oturdular. Adam gece uçağına binmedi. Birkaç gün kadınla sahilde oturup konuştular dertleştiler .Uzun uzun denizi izlediler……….Orda sohbet ettiler .Kadın ve adam her ay aynı gün birbirlerini buldukları şehirde buluşurken yeni bir hayata bir araya gelmeye de aynı şehirde karar verdiler.

Mavi İlkay Masal.

Değerlendirme: 1 / 5.

Yorum bırakın