MAÇ

MAÇ

İlk maçta güçlü bir rakipleri vardı. Geçen seneyi üçüncü tamamlayan takımla maç yapıyorlardı. Kendi takımları sekizinci tamamlamışlardı. Maç başladı karşı takım çok sert oynuyordu. Maç ilerledikçe ve yeterince fark yaratamadıkça karşı takım sertleşti. Daha saldırgan oldular ama Alp ve Berksan’a destek olan takım sayesinde takım aradaki farkın açılmasına izin vermiyordu. Kızlar sahanın kenarında hiç durmadan tezahürat yapıyorlardı. Fanlar çıldırmışlardı. Tan sessiz izliyordu. Ulaş sakin olmaya çalışıyordu. İlk koçluk denemesiydi. Vedat kenardan sabredip izlemeyi beceremeye çalışıyordu derken Alp baskete giderken kendini çok sert bir şekilde yerde buldu. Kalktığında burnu kanıyordu. Hemen kenara alındı ve karşı takımın oyuncusuna ceza verildi.
Koç, ‘ Tarık hadi giriyorsun.’ dedi. ve o an Tarık maça girdi. Maça girmesi ve sahaya hakim olması hiç zor olmadı. Alp ve Berksan hemen yanına gelip destek verdiler ve Tarık karşı takım için sıradan bir oyuncu olduğu için dikkate almamışlardı. Tarık ‘ı hafife almanın bedelini maçın son yirmi dakikasında giren Tarık ödetti. Maçın tekrar başlaması ile Tarık’ın attığı topla Alp ‘in basket atması üç dakika sürmedi ardından peş peşe sayılar geldi. Tarık ‘ı sıkıştırmak isteklerinde takım arkadaşları yetişti ve bir an bocalayan karşı takımın sonu belliydi.

İLKAY.

Değerlendirme: 1 / 5.
KALBİMİN IŞIĞI

Yorum bırakın