DOĞAN

DOĞAN
Sabah dün doğarken annesinin saçlarını okşamasıyla uyandı Doğan daha on yaşındaydı günlerden cumartesi ama gün doğarken kalktı. Annesinin hazırladığı yer sofrasında sobanın yanında kahvaltısını yaptı. Küçük kardeşi yer yatağında yatıyordu. Yatığı yerde debelenirken gülüyordu. Kardeşi Murat ise annesinin kucağında peynir kemiriyordu. Annesi ikisini de öptü Murat ‘ ı Doğanın yanına oturttu. Doğan sekiz , Murat dört buçuk yaşındaydı. İkisi kahvaltısını yaparken annesi odalarda dolaşıyordu. En son kundak da ki kızını öptü. Oğullarına ‘ Benim küçük adamlarım kız kardeşiniz size emanet ben ilerdeki Neriman teyzenin evine gidiyorum öğlene gelip size bakarım. O zamana kadar evden çıkmayın . Kimseye de kapıyı açmayın olur mu? İki kardeş annelerine sarıldı . Anneleri haftada bir gün mahalledeki evlere temizliğe gidip evin geçimine destek oluyordu. Babalarının fabrikadan aldığı para onları geçindirmeye yetmiyordu. Anneleri çıktı. İki kardeş kahvaltısını yapıp sofrayı mutfaktaki tezgaha koyup kardeşlerinin yanına oturdular. Doğan derslerini yaparken Murat arabasıyla oynadı. Zaman aktı anneleri kapıyı açıp geldi. Çocukları otururken buldu . Çocuklarına birer kase çorba içirdi. Kızını yedirip ‘ Oğullarım ben Neriman teyzeye dönüyorum. Birkaç saate gelirim siz evden çıkmayın . ‘ dedi ve gitti. iki kardeş televizyon izlerken kardeşleri uyandı. Doğan kardeşiyle oynayıp gülerken Murat yaramazlık peşindeydi. Elindeki arabayla koltukların tepesinde hoplaya zıplaya oynarken birden düşer sobanın yanına yuvarlanıp sobaya çarptığı an soba devrildi. Alevler halının üstüne yayıldı; daha Doğan Murat’ı yerden kaldıramadan tüller tutuştu. Doğan ağlayan kardeşine sarıldı. Alevler her yeri sararken Doğan bağırmaya başladı ‘ Yangın yangın anne . İmdat .. Baba .. Ayşe teyze.. Mehmet amca yardım edin. ‘ Murat’ı alıp kapıya koşar kapıya vurmaya başldı. Sesleri kapıya geldiklerinde içerden dumanlar geldiğini gördüler. İçerde göz gözü görmüyordu. İki kardeş ağlayıp bağırırken Mehmet bey kapıya gelip ‘ Çocuklar korkmayın kapıdan uzaklaşın. İki çocuk korkarak odanın önü gelip odayı görüp alevler korkuyla bakarken Mehmet kapıyı tekmelemeye başladı. İçerde kardeşleri ağlıyordu. Alevler odayı sarmıştı. Doğan eline sıkı sıkı sarılan Murat’a baktı. ‘ Sen burada kal. Ben kardeşimizi alıp geliyorum.’ Dedi. Doğan korkudan titreyen kardeşini duvara dayadı. O ağlayıp çaresiz ce kapya bakarken dizleri titreyen Doğan göz gözü görmeyen odaya girdi. Simsiyah odada kayboldu. Kapı kırıldı Murat korkuyla yere çöktü. Anneleri ayakları çıplak ağlayarak eve koşarken Mehmet Murat’ı dışar’ı çıkardı. Ayşe’ye teslim etti; Oda rengi kalmamış çocuğu kucağında bahçeye çıkardı. Annesi yerlere serilip oğlunu gördü kalktı ve oğluna sarıldı. Ayşe’ye dönüp ‘ Doğan Doğan , kızım bebeğim nerde ?’ Ayşe çaresizce baktı. Mehmet elini ağzına kapatıp yanan odaya girmeye hazırlanırken bir küçük beden bir şeye sıkı sıkı sarılmış göründü. Mehmet hemen kucakladı. İkisinide çıkarıyordu. Bebek ağlıyordu. Avazı çıktığı kadar çığlıklar atıyordu ama Doğanın eli gevşedi başı düştü öyle kaldı. Mehmet bahçeye çıktı. Anne koştu. ‘ Doğan Doğan ‘..
Mavi İlkay Masal