BİR GÜN

BİR GÜN
Günlerden bir gün zamanlardan bir zamandı;
Gençler kızlı erkekli vakit geçirmek için kafe’ye gitmişlerdi. Yaşlı bir çift ise el ele yürüyordu.
Yaşlı bir çift şehrin sokaklarında yavaş yavaş tadını çıkara çıkara yürüyorlardı. Kadın eşine döndü kolunda yürümekten çok mutluydu ancak ikiside yorulmuştu dinlenmeleri gerekiyordu.
Yaşlı kadın
‘ Canım biraz dinlenmeliyiz. Bir çay bahçesi bulabilir miyiz. Çay içip sohbet ederiz. ‘
Yaşlı adam eşi gibi düşünüyordu.
Yaşlı adam
‘ Hadi biraz yürüyelim çay bahçesi görürsek oturur dinleniriz.’
Bir süre yürümüşler ama çay bahçesi görmemişler. Artık yürüyecek halleri de kalmamışdı.
Yaşlı adam bir kafe görmüş. Kafe ‘nin büyük bir bahçesi varmış.
Yaşlı Adam
‘ Bak burası çok güzel burada birer sütlü tatlı yer çay içeriz ‘
Kadın bakmış bahçe çok güzelmiş. Kocasının koluna girmiş.
Yaşlı Kadın
‘ Burası çay bahçesine benziyor. Eskiden pastanede sütlaç yer çay içerdik .Şimdide burada içelim’
Yaşlı çift kafe’ye girmişler bahçede bir masaya oturmuşlar. Garson kız yaşlı çifti görünce çok mutlu olmuş .
Garson kız
‘ Buyurun efendim Hoşgeldiniz ne alırdınız? ‘
Yaşlı çift kızın tatlılığından ve kibarlığından memnun kalan çift kıza gülümsemişler;
Yaşlı Adam
‘ Kızım bize iki açık çay ve iki tanede sütlü tatlı getirir misin ?’
Garson kız yaşlı çifti çok sevmiş kibarlıkları çok hoşuna gitmiş.
Garson Kız
‘ Tabii efendim sütlü tatlı olarak ne alırsınız?2
Yaşlı Kadın
‘ Kızım sütlü tatlınız ne var?’
Garson kız sütlü tatlılarını saymış çift içinden birini beğenip ısmarlamışlar .
Bu sırada bahçede gülmek denemeyecek yüksek sesle bağırıp çağıran gülen gençler kendi aralarında sohbet ediyor bir şeyler yiyip içiyorlarmış.
Biraz sonra çay ve tatlılar gelmiş. Çift sessizce sohbet edip yiyip içerken huzurlu ve mutlularmış. Onların huzur mutluluk içindeki hali kendi şamatalarında boğulup etraflarını hatta kendilerini göremeyen gençler onların huzurundan rahatsız olup oturdukları yerden yaşlı çifte bakıp gülmeye alay etmeye başlamışlar. Onlar duymamış görmemişler. Onların bu yaptığından rahatsız olan garsonlar çok üzgünlermiş. Yaşlı çift tatlılarını ve çaylarını bitirip kalktıklarında garsonlar onları kapıya kadar geçirip özür dilemişler. Bahçeden halla alay eden gençlerin sözleri duyuluyormuş.
‘ Ayakta durmaya halleri yok. ‘
‘ Bak çay içmişler . Bu zamanda çay mı kaldı?’
‘ Bunların yeri burası değil yaşlı evi. ‘
‘ Yanlış .Sokakta bile yürümeleri yanlış’.
..
Garson Kız
‘ Efendim biz özür dileriz. ‘
Başka garson
‘ Yine bekleriz’.
Yaşlı Adam
‘ Geliriz evladım ; Bahçeniz çok güzel .’
Garson Kız
‘ Olanlardan dolayı özür dileriz.’
Yaşlı Kadın üzgün baktı;
‘ Onlar adına siz özür dilemeyin evladım. ‘
Yaşlı Adam
‘ Onlarda görecek. Herkes bir gün bizim gibi olacak. Bir gün herkes yaşlanacak. Dizleri titreyecek, saçları beyazlayacak, hastalıklar yakasını bırakmayacak . Tek istediği huzur ve sağlık olacak. ‘
Yaşlı çift yavaş yavaş uzaklaşıp gitmişler. Garson Kız arkalarından bakıp’ Ben şimdiden huzur istiyorum’ demiş ve sonra o gürültünün boş sözlerin olduğu yere işine dönmüş .
M. İlkay M.