GELİNCİK

GELİNCİK

 Günlerden bir gün zamanlardan bir zaman  ;

 Bir köyde güzel bir  genç kız sevdiği adamla güle oynaya evlenmiş. Düğünden birkaç gün sonra kocası gurbete çalışmaya giderken kaza geçirip ölünce Kadın dul kalmış. Karnında bebesi ortada kalınca  ne yapsın çalışıp kendine bakmaya başlamış. Bir gün tarlada çalışırken yaralı bir gelincik bulmuş. Köylüler ‘Gelinciğe bakmak olmaz nede olsa vahşi hayvandır. Ona yardım edilmez. Sana zararı dokunur ‘ demişler. Kadın  kimseyi dinlememiş. Gelinciği alıp bakmış yarasını iyileştirip derdine ortak  yanına yoldaş etmiş. Gelincikle mutlu mesut yaşarken bir gün dünya güzeli birde kız bebeği olmuş. Mutluluğu katlanmış. Kadın, bebeği ve sırdaşı dostu gelincikle mutlu yaşarken alışveriş yapmak için sıcak bir günde yola çıkacakmış. Bebeğini  götürmek yerine evde bırakmış gelinciğe emanet edip. Biraz yol gitmiş  içine bir kurt düşüp koşa koşa eve gelince bir de bakmış gelincik kan içinde ona bakıyor. Gelinciğin bebeğine bir şey yaptığını düşünüp küreği kaptığı gibi gelinciğe kıymış. O zaman içerden bebeğin ağlaması gelmiş. Koşup bakmış ki bebeği bıraktığı yerde yatıyor yanı başında da ölmüş bir kara yılan. Gelincik kara yılanı canı pahasına öldürüp bebeği korumuş ama kadın kalbinin sesini değil ön yargısına kapılıp gelinciğe kıymış ve o günden sonra her gün vicdan azabı çekmiş. ‘.

 Anonim.

Değerlendirme: 1 / 5.

Yorum bırakın