MERHABA AŞK

MERHABA AŞK
Bir demet güle geldi aşk. Kız gördüğüyle mest olmuştu. Eline verilen kırmızı güller gibi kıp kırmızı oldu. Genç heyecanlıydı. Nefesini toplayamıyor. Dudaklarını kıpırdatıp iki kelimeyi bir araya getiremiyordu. Bir süre öylece birbirlerine baktılar. Kız ilerdeki banka yavaş adımlarla yürüdü. Genç onu bir kaç adım geriden izledi. Kız banka oturdu. Genç bankın diğer ucuna adeta ilişerek oturdu. Kız ‘ Tanıştığıma memnun oldum. Güller çok güzel. Kırmızı harika görünüyor.’ dedi. Bir süre bekle di genç mahçup mahçup önüne bakıyordu. Kız uzun süre bekledikten sonra gençin cevap vermemesine üzülüp kalktı. Tam gidecekti ki gencin sesi duyuldu. Genç kekeliyordu. Utana sıkılan kızla tanıştığına memnun olduğunu söyledi. Bunu söylemeside çok zaman almıştı. Ter kan içindeydi. Kız çok mutlu oldu heyecanla geri oturdu. Gençle biraz konuştular. Bir iki üç derken genç dayanamadı kıza’ Şey sen gerçektende benimle konuşmaktan memnun musun ?’ diye sordu.
Kız dik dik bakıp anlamadı’ tabii ki memnunum. Sen çok kibar , nazik ve iyi birisin seninle vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorum ‘ dedi.
Genç şaırdı. Kekeme olmasını önemsemeyen onunla büyük bir keyifle sohbet eden biri vardı. Üstelik bu beğendiği kızdı. Genç’in özgüveni yerine gelmişti. Kızın desteği ile tedaviye başladı. Uzun süren tedavinin sonucu artık kekeme değildi. Bir sevgilisi vardı. Bir gün sevgilisi ile buluştu. Denz kenarında simit yiyip çay içiyorlardı. Birden genç cebinden yüzüğü çıkardı ve ‘ Benimle evlenir misin ‘ dedi. Kız duyduğuna inanamadı. Evleniyordu ve sevgilisi tek bir kekeleme yapmadan konuşmuştu. Sevinçle sarıldı. Genç adam kıza bir demet kırmızı gül hediye etti. Bir ömür boyu kadın dizlerinde kırmızı güller adamla aynı sahilde buluştu. Bir ömür boyu birbirlerine destek oldular.
Onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetin. Eksikler kusur değil insanların süsüymüş diyelim.
M.İLKAY M.