DELİKANLI

DELİKANLI

Çok uzun zaman önce büyük bir köy varmış. Bu köyün birde ağası varmış. İki karısı olan ağanın bir eli yağda bir eli bağda yaşarmış. Ağanın üç oğlu üç de kızı varmış. Kızlarından en büyüğünü başka bir ağanın oğlu ile evlendirmiş. En küçüğünü bir başka ağa oğluna vermiş. Kızın kocası kızdan on beş yaş büyükmüş. Kız ağlaya ağlaya evlenmiş. Ağanın büyük  oğlu köyde kendinden sonra köyün en en zengini olan adamın kızıyla evliymiş. Ondan üç erkek torunu varmış. Soyunu devam ettiren oğlundan çok memnunmuş. Ortanca oğlu haytaymış. Küçük oğlu ise hiçbir şey anlamayacak kadar küçükmüş.

Ağa keyfi yerinde bir evi yağda bir eli bağda iki evinde keyfi yerinde yaşarken köylüye de zulüm edermiş. Köylü ağanın topraklarında yarı aç yarı tok yaşamaya çalışırken. Birkaç küçük toprağı olan köylüye de ağa zorbalık edip ellerinden toprağını almaya çalışırmış. Bunlardan biride  Halil Beymiş. Bu adamın toprakları bereketli kazancı bolmuş ama onun derdi malına mal katmak değilmiş. Ekmeğini köylüyle paylaşır her dertlerinde yanında olurmuş. Hatta tarlalarında fazla fazla köylü çalıştırıp ekmek kazanmaları için elinden geleni yaparmış. Halil Beyin bir kızı birde oğlu varmış. Kızı büyükmüş oğlu ise şehirde liseyi okumaktaymış. Halil bey kızını gözünden sakınırmış.

 Günlerden bir gün ağanın ortanca oğlu içmiş içmiş arkadaşları  ile sokaklarda dolaşmaya başlamış. Gelen geçen köylünün yolunu kesmiş. Bu sırada çeşmeden su taşıyan Halil Beyin kızı ve yardımcısını görüp arkadaşları ile yollarını kesmiş. Kız uzak durmasını istemiş o durmamış. İçki bu şişede durduğu gibi durmaz. Kendini şaşırmış Ağa oğlu kıza yol vermeyip saçından sürüklemeye kalkmış. Ama oradaki köylüler kızı kurtarıp ağaya haber vermişler. Halil bey olanları duyup ağanın karşısına çıkmış. Oğlunu zapt etmesini söylemiş. Ama ağa bu kurnaz mı kurnaz. Hemen bir plan yapmış. Halil Beyin kızını zorla kaçırıp oğlu ile evlendirecekmiş. Bu sırada Halil Beyin oğlu olduğunu öğrenmiş. Oğlu ile kız evlendikten sonra kızını da Halil Beyin oğluyla evlendirecekmiş. Aklınca Halil derdinden de kurtulmuş olacakmış. Oğlunu çağırtıp ‘ Halil Beyin kızını kaçır Sonra gider babasından isteriz ‘ demiş.  Bir iki gün sonra Ağanın oğlu gecenin en sessiz zamanı Halil beyin evine gelmiş. Arkadaşları ile eve gizlice girip kızı sırtlayıp kaçırmışlar . Halil Bey ve adamları hemen fark edip peşlerine düşmüşler.  Halil beyin kızını ağanın uçurumdan atmak üzereyken yakalamışlar . Kızını kurtarmak isterken Halil Bey’in adamları ağanın oğlunu uçurumdan düşmelerine neden olmuşlar. Ağa bunu duyunca kıyamet kopmuş . Suçlular teslim olmuş herkes cezasını çekiyormuş ama ağa istediğini olmamış. Bir plan yapıp Halil Bey’e gidip eğer oğlun benim kızımla evlenmezse bu iş kan davasına döner demiş. Halil Bey çaresiz kabul etmiş. Daha lise öğrencisi olan oğlunu Ağanın kızı ile evlendirmek için düğün kurmuş. Ağa ise kızını karşısına almış. ‘ Halil beyin oğluyla evleneceksin. Evlendiğin gece onu zehirleyerek öldüreceksin ‘ demiş. Ağanın kızının köyden bir sevdiği varmış. Fakir bir köylü olan gençle evlenmek için kaçma planları yapan kız sevgilisi ile buluşup Düğün gecesi onu kaçırmasını söylemiş. Düğün kurulmuş. Kız kocasını görünce gözlerine inanamamış. Daha çocukmuş. Çocuğa da  kendine de acımış. Onu  zehirlemeden odadan çıkmaya karar vermiş ama ağa babası kızının sevgilisi olduğunu biliyormuş. Kızı kenara çekip sevdiği adamı adamlarının arasında göstermiş . Kızına ‘ Ya kocan yada sevgilin ‘ demiş. Kız kabul etmiş ama biliyormuş ki babası asla sevgilisini sağ bırakmazmış. Çaresiz odasında otururken damat odaya çıkarılırken uzaktan bir silah sesi gelmiş. Herkes korkmuş ama kız biliyormuş sevgilisi ölmüş. Herkes silah sesini araştırırken kız odadan çıkıp babasının önündeki tabağa onun verdiği zehirin yarısını dökmüş sonra odaya geri çıkıp kalan zehri içip ölmüş. Ağa keyifle eğlenirken oturup yemeğini yemeye başlamış . Kısa süre sonra içi dışına çıkıp kendi kanında boğulup ölmüş. Damat sırtına yumruk yiyip odaya girdiğinde kan içinde ölmüş karısını bulmuş.

M İ M.

Değerlendirme: 1 / 5.

Yorum bırakın