TAMİRCİ…
TAMİRCİ
Kız heyecanla adamla koştuğunun farkında değildi. Adam ne olduğunu anladığında bir fırının önündelerdi . Kız hızlz fırına girdi adamda peşinden içerisi buram buram ekmek kokuyordu. Tezgahtaki adam onlara glümserken kız hemen iki simit istedi. Arasında kaşar olan simitler kağıt torbaya yerleştirilirken iki çayda hazırlanmıştı. Kız çaylardan birini adama uzattı . Kocaman kağıt bardaktan yükselen sıcaklık yüzünü yakarken adam gülümsedi. Kız simitleri ve çayını aldı çıktılar. İkisi beraber yavaş yavaş yürüken simit kokusu yayılıyordu. Kısa sürede sahile yakın bir parktalardı. Bir banka oturdular .İlerdengecen feribotları tekneleri izlerken simitlerini yiyip çaylarını içtiler. Kız ancak kendine gelmişti. ‘ Şey kusura bakmayın sizi buraya sürükledim. Ben aç olduğumuzu düşündüm. Ben sıcak simiti severim. Size teşekkür etmek için kahvaltı sımarlamak istedim. Beni bu güne kadar kandıran adamdan kurtardın. Nasıl bir aptalmışım ki kandırılmışım. Neredeyse o adam beni döverek işgence edecekti. Siz beni kurtardınız. Ne söylesem ne yapsam az ama şu an pek param yok . Size daha güzel bir kahvaltı ısmarlamak isterdim. ‘
Adam o ana kadar sesizce dinlediği kızın sesinden tavrından hatta o kendine kızan tatlı halinden çok etkilenmişti ama bunu ona söyleyemezdi. ‘ Önemli değil. Kim olsa yardım ederdim. Ama bu kahvaltı pek küçük para sıkıntı yaşıyorsunuz. Yoksa o adam bütün paranızı mı ?’
‘ Evet . Hatta bütün hayatımı çaldı. Neyse ben paradan vazgeçtim. Hayatımın kalanı kurtuldu. Şey saat epey geç oldu. ‘ Adam: ‘ Geç mi? Sabahın körü ! ‘
‘ Evet sabahın körü ve ben işe yetişmek zorundayım. Burdan işe gitmem en az bir buçuk saat. Ben sorunlarımı çözünce size bir yemek ısmarlamak isterim. Teşekkür etmek için. Telefonunuzu alabilir miyim ?’
Adam gülümsedi ‘ Tabii ki!’ Kısa sürede ayrılan ikili kendi yollarına hızlı adımlarla gittiler.