Author Archives: Mavi İlkay Masal

HAYAT ENGEL TANIMAZ – DİYET

ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ   DİYET  Dar kapısından başka aydınlık girecek hiçbir yeri olmayan dükkanında , tek başına , gece gündüz ,kıvılcımlar saçarak çalışan Koca Ali , tıpkı kafese konmuş terbiyeli bir aslanı andırıyordu. Uzun boylu , iri pençeli , kalın pazılı , geniş omuzlu bir pehlivandı. On senedir bu karanlık in içinde ham demirden dövdüğü kılıçnamluları bütün Anadolu’ da ,

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – TİLKİ VE ÜZÜMLER

  TİLKİ VE ÜZÜMLER Tilkinin biri kimine göre Normandiyalı kimine göre Gaskonyalı ,ölesiye aç kaldığı bir sırada , Yüksek bir çardaktaki asmada üzümler görmüş .Kabukları kıpkızıl: Bal gibi olgun belli. Yemeye yemek istiyor ama ne mümkün. Ama nasıl yetişsin Tilki: ‘Bunlar daha olmamış. Yem yeşil. Bunlar uşak takımına göre  ‘ demiş. J. de la Fontaine.

Devamını oku

ÜÇ YÜZLÜ

ÜÇ YÜZLÜ  Günlerden bir gün dönemin zenginlerinden biri Nasrettin Hocaya takılmış:’ Çok fıkran var Hocam ama yetmez! Sen gel şu fıkraları üç yüze tamamla da sana ödül verelim !’ demiş. Hoca böyle si takılmalara gelir mi?  Hoca: ‘ Sağ ol efendi de , ben ikiyüzlü olmayı beceremedim ki, üç yüzlü nasıl olayım !’ demiş. Anonim.

Devamını oku

DAĞDA Kİ EV

DAĞDA Kİ EV  Bir zamanlar bir adam insanlarla yaşamaktan sıkılmış. ‘ Ben artık tek başıma mutlu huzurlu olmak istiyorum ‘ diyip neyi var neyi yoksa satıp. Yollara düşmüş. Bir gün kuş uçmaz kervan geçmez bir dağ başına gelmiş. Bakmış burası çok güzel hemen orayı satın alıp bir ev kondurmuş. Kocaman bahçesi olan evine yerleşip keyfince yaşamaya başlamış. Günler günleri kovalamış.

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – KIRLANGIÇLAR

Kırlangıçlar Şehrin kıyısında, ufacık bir derenin kenarında, dalları suya sarkan ihtiyar  bir söğüt ağacı vardır. İlkbaharın başlangıçlarında bu söğüdün dallarına bir dişi kırlangıç gelip kondu; Derenin bir başından bir başına yıldırım gibi uçan, beyaz göğüslerini suya dokundurarak şeffaf kanatlı küçük böcekleri yakalayan diğer kırlangıçlara bakmaya başladı. Başını hafif hafif sallıyordu. Derin düşüncelere daldığı belliydi. Söğüdün dalları hışırdadı. Bir erkek kırlangıç

Devamını oku

BAHANE

BAHANE Günlerden bir gün Nasrettin hoca ata binmeye niyet etmiş. Tabii bu niyet önemli. Hoca ayağını üzengiye sokmuş atın üzerine hamle yapmış. Bir bakmış atın sağrısına bakıyor. Çevredeki herkes gülmeye başlamışlar: ‘ Hoca, ata eşeğine bindiğin gibi ters mi biniyorsun?’ demişler.  Hoca hiç bahane çok: ‘ Ne biliyorsunuz, belki ben ters değilim de at solaktır!’ demiş. Anonim.

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – KURT ,ANNE VE ÇOCUK

KURT, ANNE VE ÇOCUK   Uzak bir ülkede bir köylünün evi ıssızdaymış. Bir kurt ise bir yere saklanmış fırsat kollamakta. Hep görmekteymiş o evden neler çıkmakta ne kuzular , koyunlar, hindiler …  Sonunda kurt beklemekten sıkılmış. Tam eve girmeye hazırlanırken bakmış bir anne ve bağıran çocuğuyla çıkmakta. Annesi de onu azarlamak ta : ‘ Susmaz san seni kurtta veririm’ demiş annesi.

Devamını oku

BUĞDAY

    BUĞDAY   Nasrettin Hocanın bir akrabası ondan yalancı şahitlik yapmasını istemiş. Nasrettin Hoca gönülsüzce kabul etmiş. Dava buğday davasıymış. Nasrettin hoca gönülsüz ne yapacağını düşünmeden kadı’nın karşısına çıkmış. Şahitliği Arpa diye yapmış. Çevredekiler ‘ Aman Hoca Buğday diyecektin’ demişler .Hoca durur mu : ‘ İşin aslı astarı olmadıktan sonra , Ha arpa  ha buğday!’ demiş. Anonim.

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – KÜLAH

   ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ KÜLAH Mıstık, katmerli bir göçmendi. Bulgaristan’da doğmuş, büyüyüp biraz aklı başına gelince hemen, sınırın on dakika ötesine kapağı atmıştı. “Türkiye değil mi? Sınırı geçer geçmez Bağdat’a kadar hepsi aynı!” diyordu. Az zamanda Babyak’taki Türkçe bilmez Pomakların akıl hocası oldu. Bulgaristan’da kalan akrabalarıyla mektuplaşmaya gerek yoktu. Onlarla, Bulgar sınır karakolundaki nöbetçinin süngüsü altında, küçük bir hediye karşılığında, saatlerce

Devamını oku
« Önceki Yazılar Recent Entries »