Category Archives: HAYAT ENGEL TANIMAZ

HAYAT ENGEL TANIMAZ – GENÇLİK HEVESİ

                                 KAHVE MOLASI                                  GENÇLİK HEVESİ       Günlerden Salı hayata bir kahve molası vermiştim.  Nasıl mı?       O sabah erkenden kalktım çocuklar okula gideceklerdi. Hemen hazırlandık . Elimde reçeli ekmek oğluma yedirmeye çalışırken kızıma da kabanını giymesini söylüyordum.     Oldukça soğuk bir kış günüydü ve ben iki çocuğumun elinden tutum ellerini ellerimle ısıtmaya çalıştım. Oğlumun burnu soğuktan kıpkırmızı olmuştu. Kızımsa

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – PARMAK ÇOCUK

               PARMAK ÇOCUK   Evvel zaman içinde küçücük bir kulübede yaşayan çok yoksul bir karı koca varmış. Bu karı koca yoksulluklarından hiç şikayet etmezlermiş onlar mutlularmış tek dertleri ise bir çocuklarının olmayışıymış.  Karı koca gündüz çalışır çabalar evlerini geçindirir geceleri ah keşke bir çocuğumuz olsa diye üzülürlermiş.  Günlerden bir gün karı koca karar verip evlerinin yakınında yaşayan büyücüye gidip yardım istemeye

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – PAMUK PRENSES

              PAMUK PRENSES  Zamanın birinde bir ülkenin güzel mi güzel bir kraliçesi varmış.  Günlerden bir gün .Her yerin karla kaplandığı bir kış gününde uzak bir ülkede yaşayan bir kraliçe pencere kenarında oturmuş nakış işlerken birden eline iğne batmış. Gergefin üstüne üç damla kan damlamış.  Kraliçe kan damlalarına bakarak ‘ Çocuğum kız olursa , teni kar kadar ak: Yanakları kan kadar

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – ÇİZMELİ KEDİ

                 ÇİZMELİ KEDİ Zamanın birinde bir ülke varmış bu ülkede bir değirmenci varmış. Bu değirmencinin de üç oğlu varmış.  Bir gün değirmenci hastalanıp ölmüş. Ölürken büyük oğluna değirmeni ,ortanca oğluna eşeği bırakmış. Küçük oğluna kedisini bırakmış.  Küçük oğlu bu duruma çok üzülmüş ve ‘ Babam bana bu kediyi neden bıraktı. Kedi ne işe yarar ki. Yemek istesen eti yenmez bile’

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – CENAZE NAMAZI

          CENAZE NAMAZI   Nasrettin hoca , Timur ve askerlerini kıyıcılığından söz ediyor , cezalarını bulacaklar diyerek insanlara moral  vermeye çalışıyormuş. Derviş kılığında biri , ‘onlar o kadar kötü insanlar değildir ‘ der. Adamadan kuşkulanan Hoca sormaya başlar : ‘ erenler neredesin? Maveraün nehri’ denim’ Adınız nedir’ ‘ Timur’’ Hükümdarlığınızda var mı?’  var’ ‘ yanındakilere dönen Hoca söyel söylemiş ‘ Er

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – FİLLİN ŞEKLİ

FİLİN ŞEKLİ  Bir Hintli, hayatlarında hiç fil görmemiş insanların yaşadığı bir köye bir fil getirdi; fili karanlık bir ahıra koydu. Ertesi gün, fili köylülere gösterecekti. Ama meraklı birkaç kişi hayvanı hemen görmek için o kapkaranlık ahıra toplandı. Ancak ahır o kadar karanlıktı ki, fil gözle görülemiyordu. Adamlardan hiçbiri de yanlarında mum getirmeyi akıl edememişti. O göz gözü görmeyecek kadar karanlık

Devamını oku

Hayat engel tanımaz – pazarcı

SABAHATTİN ALİ HİKAYESİ Pazarcı Hikayesi Tekaüt (emekli olmak) olduktan sonra karısının memleketi olan Ege Denizi kıyılarındaki bu kasabada ufak bir dükkan açıp tuhafiyecilik yapmak istedi. Pek becerikli idi. Balkan Harbi’nde yaralandıktan sonra da bir kere istifa ederek askerlikten ayrılmış, Üsküdar’da Uncular Sokağı’nda ufak bir yağ ve sabun dükkanı açmıştı. O zaman üç ayda işini o kadar ilerletti ki, karşı sırada

Devamını oku

hayat engel tanımaz – susuz yaz

        NECATİ CUMALI HİKAYESİ             SUSUZ YAZ Urla’nın Bademler köyünün kuzeyinde, Ovacık”tan İzmir-Seferihisar şosesine kadar, hafif dalgalarla uzanan toprakları sulayan üç dereden ikisi, yaz ayları gelince kurur, kalın kumlu, çakıllı yataklarıyla kuraklıktan gün günden yanan, kavrulan ovanın yüzüne atılmış iki eski ustura izi gibi kalır. Artık o yörede, ilk güz yağmurları düşünceye kadar, akan tek su sesi işitilir. Tekebaşı”nda, Kocabaş”ların küçük

Devamını oku

hayat engel tanımaz kafa kağıdı

                  SABAHATTİN ALİ HİKAYESİ                                       KAFA KAĞIDI Akşamüzeri hapishaneye bir sürü adam getirdiler. Hepsi kalabalıktı. Bu kadar kalabalığı süngü takmamış iki candarmanın arasında görünce yol parası borcundan buraya geldiklerini anladık. Nizamiye kapısından girince avluda sıra oldular. Bir gardiyan elindeki kağıda bakarak yoklama yaptı. Ondan sonra duvar kenarına dizilerek çömeldiler, konuşmadan bekleşmeye başladılar.Kılıkları pek perişandı. Poturları parça parça sarkıyordu ve çoğunun

Devamını oku

kuru ağaç

                                           KURU AĞAÇ                Günler den yağmur;    Her yerde iliklere işleyen bir soğuk ,ağaçlar haşin gaddar bir elin elinde hiç durmadan sarsılmakta . Ben bir pencerenin arkasında seyirde.    Karşı evin bahçesi kupkuru,ağlayan gökyüzü bu kup kuru topraklara hayat vermiyor . Birde üstüne geçit vermez balçık deryasına dönüştürüyordu.  Kendimi o balçığın içinde düşündüğümde dibi gördüğümü en son gördüğüm şeyin

Devamını oku
« Önceki Yazılar