Category Archives: HAYAT ENGEL TANIMAZ

HAYAT ENGEL TANIMAZ – KONUŞAN KUŞ

KONUŞAN KUŞ  Küçük bir kuşun on beş altına satıldığını gören Nasrettin Hoca hindisini tutuğu gibi pazara götürmüş başlamış bağırmaya Yirmi altına satılık hindi! Pazardakiler ‘ Hocam bir hindi yirmi altın etiği nerede görülmüş? demişler. Hoca ‘ Ne olmuş ki? Bir kuş on beş altına satılıyor ‘ demiş. Pazardakiler ‘ Ama o kuş konuşuyor demişler. . Hocada bu sözlere kızıp ‘

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – KÖSTENCE KRALİÇESİ

     SABAHATTİN ALİ HİKAYESİ                            KÖSTENCE GÜZELLİK KRALİÇESİ Dört seneden beri görmediğim Berlin’e yeni gelmiştim. Kah kerpiç evli kasabalarda, kah kızgın güneşle açık mavi denizin kavuştuğu Akdeniz kıyısındaki şehirlerde oturarak ve bazan da yaşlı bir at sırtında ve fundalıklı yollarda köyden köye giderek geçirdiğim bu dört seneden sonra; Berlin bana eskiden hiç görmediğim bir yer gibi geldi. Alacakaranlıkta indiğim istasyonun merdivenlerinde

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – ASFALT YOL

     Sabahattin Ali Hikayesi               Asfalt Yol Bir köy öğretmenin notlarından;  İstasyondan kalkıp vilayete giden kamyon. , iki saat kadar sarstıktan sonra, beni gideceğim köye ayrılan yolun başında bıraktı. İki adım bile atacak halim yoktu. Çantamı yanıma koyarak, kenarlarından otlar fırlayan bir taşın üstüne oturdum. Kafamdaki uğultuyu dinlemeye başladım.  İçi tozla karışık ter kokan kamyon dünyanın bu en bozuk yolunda bizi

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – TARHANA ÇORBASI

                     TARHANA ÇORBASI HİKAYESİ Kahvaltı sofrası !  Her hafta sonu kahvaltı sofralarımız güzel ve renkli olur. Babam bizi erkenden kaldırıp dedemlere götürür. Babaannemde öyle bir sofra kurar ki bakarken doyarım. Eh nede olsa her sabah kahvaltısını  mısır gevreği ile geçen bir genç olarak kahvaltı sofrası bana çok garip gelir….Hep mısır gevreğimi isterdim o güne kadar…  O cumartesi sabahı daha gözümü açmayı

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – HARİKA ÇOCUK

             ORHAN KEMAL HİKAYELERİ                HARİKA ÇOCUK  Bisküvi, çikolata, kâğıtlı şeker, zeytinyağı, sabun yapımevleriyle küçük tamir atölyelerinin yan yana odalarda bulunduğu, sefertasına benzeyen hanlardan birinin genzi tıkayan pis havası içinde ekmeğini küçücük pedalıyla kazanmaya çalışan bir arkadaşı görmeye gitmiştim. Bulamadım. Dönecektim ki kapı yanında duran büyükçe bir tahta sandığın içinde onu gördüm: Peynir ekmekle domates yiyordu. Kirli, kıvır kıvır sarı

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ KERAMET

                                     ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ                                          KERAMET Yangın yarım saatten beri devam ediyordu. Fakat mahallenin ahalisi iki ev sonra söneceğine inanıyorlardı. Çünkü bir değerli kişinin türbesi vardı. Mümkün değil, o tutuşmazdı! Şiddetli bir kıble rüzgarı esiyor, alevleri, kıvılcımları saçan tahta parçalarını, türbenin üzerine altındaki evlerin çatılarına fırlatıyordu. İtfaiye bölüğü, tulumbalar son gayretlerini sarf ediyorlardı. Polisler etrafı ablukaya almışlar, kaçırılan eşyanın

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – BİR VURUŞTA KIRK CAN ALAN KILIÇ

       KELOĞLAN NIN MACERALARI BİR VURUŞTA KIRK CAN ALAN KILIÇ  Bir varmış bir yokmuş;  Zamanın birinde tembel mi tembel bir oğlan yaşarmış. Babası vakitsiz ölünce bir anası ile kala kalmış. Bu oğlanın başı kel yüzü gözü çapaklıymış. Yüzüne gözüne konana sineğin böceğin hadi hesabı yokmuş. Bir gün yüzüne konan kırk sineği bir vuruşta öldürmüş.  Buna çok sevinip koşup anasından babasının kılıcını

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – GENÇLİK HEVESİ

             KAHVE MOLASI              GENÇLİK HEVESİ       Günlerden Salı hayata bir kahve molası vermiştim.  Nasıl mı?       O sabah erkenden kalktım çocuklar okula gideceklerdi. Hemen hazırlandık . Elimde reçeli ekmek oğluma yedirmeye çalışırken kızıma da kabanını giymesini söylüyordum.     Oldukça soğuk bir kış günüydü ve ben iki çocuğumun elinden tutum ellerini ellerimle ısıtmaya çalıştım. Oğlumun burnu soğuktan kıpkırmızı olmuştu. Kızımsa

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – PARMAK ÇOCUK

               PARMAK ÇOCUK   Evvel zaman içinde küçücük bir kulübede yaşayan çok yoksul bir karı koca varmış. Bu karı koca yoksulluklarından hiç şikayet etmezlermiş onlar mutlularmış tek dertleri ise bir çocuklarının olmayışıymış.  Karı koca gündüz çalışır çabalar evlerini geçindirir geceleri ah keşke bir çocuğumuz olsa diye üzülürlermiş.  Günlerden bir gün karı koca karar verip evlerinin yakınında yaşayan büyücüye gidip yardım istemeye

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – PAMUK PRENSES

              PAMUK PRENSES  Zamanın birinde bir ülkenin güzel mi güzel bir kraliçesi varmış.  Günlerden bir gün .Her yerin karla kaplandığı bir kış gününde uzak bir ülkede yaşayan bir kraliçe pencere kenarında oturmuş nakış işlerken birden eline iğne batmış. Gergefin üstüne üç damla kan damlamış.  Kraliçe kan damlalarına bakarak ‘ Çocuğum kız olursa , teni kar kadar ak: Yanakları kan kadar

Devamını oku
« Önceki Yazılar