Author Archives: Mavi İlkay Masal

YOLUN BAŞINDA

YOLUN BAŞINDA Yolun başında bekliyorum Geceyi izliyorum Sonu gelmeyen zaman gibi Yolun başındayım Kuşların uçtuğu yerdeyim Gecenin bitmediği ; Kuşların uçmadığı yerdeyim. Sesimin çıkmadığı ; Suyun akmadığı yerdeyim. Şelalerin taşmadığı, Karın yağmadığı; Şarkıların olmadığı yerdeyim. Yolun başındayım; Resimlerin konuşmadığı yerdeyim Sözlerin olmadığı Renklerin yok olduğu yerdeyim. Yolun başındayım Neden o yolu yürümek istiyorsun? Neden yol neden kayboldu. Gece gündüze neden

Devamını oku

ÇAY

                                                                 ÇAY Dersten çıkmış eve gidiyordu. O kadar sıkın ve üzgündü kü eve gitmek yerine bir yere gitmek istiyordu. Bir parkın önünden geçerken boş bankı görüp oturdu. Park boştu sessiz bir süre oturdu. Birkaç çocuk koşarak gelip kumda oynamaya başladı. Anneleri biraz uzaktaki banka oturup ona dik dik bakmaya başladığında banktan kalıp istemeye istemeye eve gitti. Evde kavga kıyametti. Babası

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – ÇAYDANLIK

ÇAYDANLIK Hastanenin bodrum katındaki küçük ve pencereleri demir parmaklıklı odada beş kişi yatıyorduk. Hapishanenin doktoru ve reviri olmadığı için hasta mahpuslar ağırlaşıncaya kadar koğuşlarında kalırlar ve araba parası tedarik edebilirlerse belediye doktorunu getirtirlerdi. Ak saçlarını pek itina ile ortadan ikiye ayıran bu ihtiyar ve zayıf adamcağız, yüzünde besbelli bir tiksinmeyle, ellerini sürmeden hastalara bakar ve mevcut olmayan bir mesuliyetten korkarak,

Devamını oku

KANATSIZ KUŞLAR

KANATSIZ KUŞLAR Zamansız kuşlar Göçmen kuşların uçma zamanı geldi. Uçtular uzak diyarlara. Çaresiz kuşlar Kimsesiz kuşlar Zaman gelir uçar gönüller Zaman gelir konarlar yeni diyarlarına Zaman gelir geride kalır hüzünler Zaman gelir geride kalır dertler Dağlar aşılır yollar geçilir. Güneş doğar Geceler gündüze kavuşur. Kuşlar özgür doğar zincir vurulmaz. Kuşlar özgür diyarlarda gezer . Zaman gelir gün güneşe kavuşur. Gün

Devamını oku

BİR VURUŞTA KIRK CAN ALAN KILIÇ

            KELOĞLAN NIN MACERALARI           BİR VURUŞTA KIRK CAN ALAN KILIÇ  Bir varmış bir yokmuş;  Zamanın birinde tembel mi tembel bir oğlan yaşarmış. Babası vakitsiz ölünce bir anası ile kala kalmış. Bu oğlanın başı kel yüzü gözü çapaklıymış. Yüzüne gözüne konana sineğin böceğin hadi hesabı yokmuş. Bir gün yüzüne konan kırk sineği bir vuruşta öldürmüş.  Buna çok sevinip koşup anasından babasının

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – ADI NE OLA Kİ!

ADI NE OLA Kİ?  Günlerden bir gün Nasrettin hoca bir sohbet meclisine davet edilmiş. Konuşma dönmüş dolaşmış hocanın karısına gelmiş. Meclistekiler: ’ Hocam yıllar yıllı senin karının hikayelerini dinleriz ama adını bilmiyoruz? Adı ne ola ki ‘ demişler. Hoca: ‘ Bende bilmiyorum ‘ demesin mi? Herkes şaşırmışlar. Meclistekiler: ‘ Aman hocam insan karısının adını bilmez mi ? ‘ demişler. Hocadan

Devamını oku

GELİNCİK

GELİNCİK  Günlerden bir gün zamanlardan bir zaman  ;  Bir köyde güzel bir  genç kız sevdiği adamla güle oynaya evlenmiş. Düğünden birkaç gün sonra kocası gurbete çalışmaya giderken kaza geçirip ölünce Kadın dul kalmış. Karnında bebesi ortada kalınca  ne yapsın çalışıp kendine bakmaya başlamış. Bir gün tarlada çalışırken yaralı bir gelincik bulmuş. Köylüler ‘Gelinciğe bakmak olmaz nede olsa vahşi hayvandır. Ona

Devamını oku

THE DAY THE DOOM WAS HELD

THE DAY THE DOOM WAS HELD One day, Nasreddin Hoca took his donkey and went to collect wood. The donkey ripped his halter and ran away. Nasreddin Hoca started looking for his donkey in the forest. It was during this time that he met his acquaintances. They started chatting with the teacher. Meanwhile, the donkey disappeared. Meanwhile, shouldn’t someone say,

Devamını oku
« Önceki Yazılar Recent Entries »