Category Archives: ANA SAYFA

KONYA HELVASI

KONYA HELVASI Nasrettin hoca bir gün yollara düşmüş az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş. Günlerce yol gidip Konyaya varmış. Karnı da çok açmış. Dolaşırken bir helvacı görmüş. Görmesiyle dükkana dalması bir olmuş. Selam bile vermeden bir kaşık kaptığı gibi tepside ki helvaları yemeye başlamış. Bunu gören helvacı dayanamamış.  Helvacı: ‘ Be hey adam selam bile vermeden sen ne

Devamını oku

TARHANA ÇORBASI

                     TARHANA ÇORBASI HİKAYESİ Kahvaltı sofrası !  Her hafta sonu kahvaltı sofralarımız güzel ve renkli olur. Babam bizi erkenden kaldırıp dedemlere götürür. Babaannemde öyle bir sofra kurar ki bakarken doyarım. Eh nede olsa her sabah kahvaltısını  mısır gevreği ile geçen bir genç olarak kahvaltı sofrası bana çok garip gelir….Hep mısır gevreğimi isterdim o güne kadar…  O cumartesi sabahı daha gözümü açmayı

Devamını oku

HAYAT ENGEL TANIMAZ – PARMAK ÇOCUK

               PARMAK ÇOCUK   Evvel zaman içinde küçücük bir kulübede yaşayan çok yoksul bir karı koca varmış. Bu karı koca yoksulluklarından hiç şikayet etmezlermiş onlar mutlularmış tek dertleri ise bir çocuklarının olmayışıymış.  Karı koca gündüz çalışır çabalar evlerini geçindirir geceleri ah keşke bir çocuğumuz olsa diye üzülürlermiş.  Günlerden bir gün karı koca karar verip evlerinin yakınında yaşayan büyücüye gidip yardım istemeye

Devamını oku

KADIN OLAN VEREN KEDİ

 KADIN OLU VEREN KEDİ Uzun zaman önce uzak bir ülkede bir adam yaşarmış bu adamın sevdiği bir kedisi varmış. Kedisine büyük bir tutkuyla bağlıymış. Dünya yüzünde kedisinden daha güzel bir yaratık yokmuş. Adam , öylesine delice tutkunmuş kedisine.  Kedisinden güzel. Kedisinden sevimlisi yokmuş. Hele tatlı tatlı miyav dediğinde adam kedisine aşık oluyormuş. Her Miyav dediğinde bizim aşık kendinden geçermiş.  Sonunda

Devamını oku

ÖLÜMSÜZLÜK AĞACINI ARAYAN ADAM

ÖLÜMSÜZLÜK AĞACINI ARAYAN ADAM  Bir gün bir bilgin bir masal anlatmış;  Dediğine göre, Hindistan’da bir ağaç varmış; kim o ağacın meyvesini yerse, ne yaşlanır, ne ölürmüş. Padişahın biri bunu duymuş; bu ağaca ve meyvesine âşık olmuş. İş bilir, güvenilir adamlarından birini o ağacın meyvesini getirmek için Hindistan’a yollamış. Adam ağacı bulmak için yıllarca Hindistan’ın her yanını gezmiş, dolaşmış. Meyveyi bulmak

Devamını oku

BEN ÖĞRETMEN OLDUM !

                             BEN ÖĞRETMEN OLDUM!   Ah büyükler.  Şimdi bunu neden söyledim.   Okulda sürekli öğretmenlerimiz geri dönüşümün önemini anlatıyor du .  Bende evde öğrendiklerimi uygulamak istedim. Ama ne mümkün mü! Annem ve babam bütün ricalarıma rağmen bunu yapamayacaklarını evde çöp biriktirilemeyeceğini söyleyip duruyorlardı.   Bende bir gün alışverişte çöp poşeti aldım sonrada evde çöp atma işini üstlendim. Aldığım çöp poşetlerine çöpleri

Devamını oku

ALIŞIYORDUN !!! ?

ALIŞIYORDUN!!!?  Uzun zaman önce bolluk devri bitmiş ve yokluk devri başlamıştı. Herkes gibi Hocada yoksulluğa düşmüş .Evine ekmek götürmekte zorlanmaya başlamış. Gel zaman git zaman artık gariban eşeğinde yemeğinden kesmiş. Garibanda artık yarı aç yarı tok yaşıyormuş. Hoca bakmış Gariban eşeğin sesi çıkmıyor gariban eşeğin yemeğini yarıya düşürmüş. Günler günler geçmiş bir gün hoca eşeğiyle bir yere gidecekmiş  ; ahıra

Devamını oku

DEPREM BİR AKŞAM

                  DEPREM                  BİR AKŞAM  Sabah ezanı okunurken dükkanımın kapısını açıtım. Derin bir nefes alıp girdim. Mutfağa geçip cayın altını kısıkta yakarken bir taraftan ısladığım nohutları tekrar sudan geçirip ocağa bol suda pişmeye koydum. Sonra fasulyeyi sonra ilk önce yapacaklarımı tezgaha çıkardım. Ben tencereleri alıp hazırlıklarımı yaparken kapının açıldığını duydum. Hanım elinde dumanı üstünde tüten poğaçalarla içeri girdiğinde mis gibi

Devamını oku

BAŞINI VERMEYEN ŞEHİT

                ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ     BAŞINI VERMEYEN ŞEHİT Yarın arifeydi. Öbür günkü bayram için hazırlanan beyaz kurbanlar, küçük Grigal palankasının etrafında otluyorlardı. Karşıda… Yarım mil ötede Toygun Paşa’nın son kuşatmasından çılgın kışın hiddeti sayesinde kurtulan Zigetvar Kalesi, sönmüş bir yanardağ gibi, simsiyah duruyordu. Hava bozuktu. Ufku, küflü demir renginde, ağır bulut yığınları eziyor, sürü sürü geçen kargalar tam hisarın üstünden uçarken

Devamını oku
« Önceki Yazılar Recent Entries »