TAMİRCİ – EL REPARADOR

TAMİRCİ

Eeee oldu ise genç adamın elleri titremeye başladı. Kızaran yüzü beyazlaştı. Elleri ıslandı. Kızın gözlerinden yaşlar sessizce süzülüyordu. Genç adam yaptığına çok pişmandı.’’ Ne den yaptım ki? Ona acı verdim. Şimdi beni bırakacak. Kendini kapatacak belkide her şeyi bırakıp uzaklaşacak. Olmaz olmaz hiç yapmamalı sonzuza dek yanında sadece durmalıydım. ‘ ‘ Kendiyle mücadelesi bitmezken birden ince bir ses titreyerek yüreğine ulaştı . ‘Ben ben sen beni ilk kurtardığın andan beri senin beni önemsediğini biliyordum. Ama ben seni incitmek istemedim. Ben yalnız , çaresiz ve yanlış yapmış bir kızdım. Seni üzmek ve incitmek istemedim. Acı çekmeni istemedim. Benden uzaklaşman için bekledim. Sen gitmedin. Baktığım her yerde sen vardın. Bu çok güzeldi. Hep yalnız hep tek hissetiğim şu dünyada etrafında seni senden önce düşünen biri olması çok güzeldi. Ben buna alıştım. Alışmak istemedim ama alıştım. Olmaz dedim ama sen vazgeçmedin. Çok inatçı birisin ama ben değilim. Seni üzerim. Ben senin istediğin gibi olmam’ . Genç adam kızın bu kadar ince düşünmesine inanamamıştı. O kadar ince bir çizgide yürüyordu ki her şeyi bırakmaya hazırdı izin veremezdi. Ellerine yapıştı sıkıca kendine çekti ve yüreğine koydu.

İlknur Aydın.

EL REPARADOR

—Bueno, sucedió —las manos del joven comenzaron a temblar. Su rostro, antes sonrojado, palideció. Sus manos se humedecieron. Las lágrimas corrían silenciosamente por los ojos de la chica. El joven lamentó profundamente lo que había hecho—. ¿Por qué lo hice? La lastimé. Ahora me dejará. Se aislará, tal vez lo deje todo y se vaya. No, no, no debí haberlo hecho. Debí haberme quedado a su lado para siempre. Mientras continuaba su lucha interna, una voz débil y temblorosa llegó de repente a su corazón. “Yo… yo sabía que te importaba desde el momento en que me salvaste. Pero no quería lastimarte. Era una chica solitaria e indefensa que había cometido un error. No quería molestarte ni lastimarte. No quería que sufrieras. Esperé a que te alejaras de mí. No te fuiste. Estabas en todas partes donde miraba. Era tan hermoso. En este mundo donde siempre me sentía sola, era tan hermoso tener a alguien cerca que pensara en ti antes de que tú pensaras en ti misma. Me acostumbré. No quería acostumbrarme, pero lo hice. Dije que no, pero no te rendiste.” “Eres muy terca, pero yo no. Te lastimaré. No seré como quieres que sea.” El joven no podía creer lo considerada que era. Ella estaba caminando sobre una cuerda floja tan delgada que él estaba dispuesto a renunciar a todo, pero no podía permitirlo. Tomó sus manos, la atrajo con fuerza hacia su corazón y las colocó allí.

İlknur Aydın.

Değerlendirme: 1 / 5.

Yorum bırakın