TAMİRCİ – REPARADOR

TAMİRCİ
Eve geldiklerinde herkes çok mutlu oldu. İkiside evlerine gidip iyi bir uyku çektiler. Akşama Teyze ve gencin ailesi ikisine tek kelime etmediler gün boyuda sessiz bir hakim oldu. Akşama doğru ikisde kalkıp berber yürüyüşe çıktılar. Mahalledki en büyük marketten alış veriş yapıp dönerken adeta fısıldaşarak konuştular. İkisi nerdeyse dip dipe yürüyordu. Bu durum bütün mahallenin dikkatini çekmişti. Akşam kız işe gitmeden önce hep berber yemek yediler. Masada konu havadan sudan şeylerdi. Konuşulmayan şeylerin gerginliğini gizlemeye çalışıyorlardı. Hepside beraber yemekten memnun masadan kalkmaya hazırlanıyorlardı ki Genç adam herkesin gergin bekleyişine son verdi .Kızın ellerini ellerini içine alıp ‘ Biz evleniyoruz ‘ demesiyle teyzenin evi düğün evine dönüştü. Herkes ayaktaydı. Anne ve babası önce onlar sarıldılar sonra birbirlerine sarıldılar. Teyze ona sarılsada kızını çekip yanına aldı sevgiye kucakladı. Genç adam bir köşede şaşkınlıkla izlerken herkes sevgili karısının peşindeydi. Dayanamadı kıskançlık içinde kalkıp karısını aralarından aldı. ‘ Ama ya o benim eşim olacak. Ben daha kavuşamadan siz elimden mi alıyorsunuz?’ Herkes gülme krizine girmişti.

İlknur Aydın.

EL REPARADOR

Todos estaban muy contentos cuando llegaron a casa. Ambos regresaron y durmieron plácidamente. Por la noche, la tía y la familia del joven no les dirigieron la palabra; reinó el silencio durante todo el día. Al anochecer, se levantaron y salieron a dar un paseo. Compraron en el mercado más grande del barrio y hablaron casi en susurros al regresar. Caminaban prácticamente uno al lado del otro, lo que atrajo la atención de todo el vecindario. Por la noche, antes de que la chica se fuera a trabajar, cenaron todos juntos. La conversación en la mesa giró en torno a trivialidades. Intentaban disimular la tensión de lo que no se decía. Todos estaban contentos con la cena y se disponían a levantarse cuando el joven puso fin a la tensa espera. Tomando las manos de la chica entre las suyas y diciendo: «Nos casamos», la casa de la tía se convirtió en una casa de bodas. Todos se pusieron de pie. La madre y el padre los abrazaron primero, y luego entre ellos. Aunque la tía lo abrazó, atrajo a su hija hacia sí y la estrechó con cariño. Mientras el joven observaba atónito en un rincón, todos seguían a su amada esposa. Incapaz de soportarlo más, se levantó celoso y la apartó de ellos. «Pero si va a ser mi esposa. ¿Me la quitan antes de que pueda estar con ella?». Todos estallaron en carcajadas.

İlknur Aydın.

Değerlendirme: 1 / 5.

Yorum bırakın