Author Archives: Mavi İlkay Masal

PAZARCI

SABAHATTİN ALİ HİKAYELERİ Pazarcı Hikayesi Tekaüt (emekli olmak) olduktan sonra karısının memleketi olan Ege Denizi kıyılarındaki bu kasabada ufak bir dükkan açıp tuhafiyecilik yapmak istedi. Pek becerikli idi. Balkan Harbi’nde yaralandıktan sonra da bir kere istifa ederek askerlikten ayrılmış, Üsküdar’da Uncular Sokağı’nda ufak bir yağ ve sabun dükkanı açmıştı. O zaman üç ayda işini o kadar ilerletti ki, karşı sırada

Devamını oku

KÜÇÜK KIZ

                   KÜÇÜK KIZ HİKAYESİ   O gün hava çok soğuktu. Ailesi ile akraba ziyaretine giden küçük kız arabanın camından dışarıyı izlerken kardan bem beyaz olmuş dağlara tepelere hayran hayran bakıyordu .   Araba biraz kalabalıktı. Babasının kullandığı arabalarında küçük amcası babasının yanındaki koltukta oturuyordu. Küçük kız babasına amcasının kucağında gidip gidemeyeceğini sorduğunda .  Daha babası cevap vermeden amcası kabul edince çok

Devamını oku

SOKRATES NE DEMİŞ ?

 SOKRATES NE DEMİŞ ? Bir gün Sokrates ev yaptırmış .Eşi dostu eve kusur bulmaya başlamış. Kimi içini beğenmemiş: ‘ Kızmayın ama şanınıza layık değil odaları.’  Kimi cephesine takmış. Dışardan görünüşü berbatmış. Hepsine göre ev çok darmış: ’ Kusura bakmayın kimse sığamaz bu kulübeye ‘ demişler.  Sonunda Koca filozof dayanamamış: ‘ Ah keşke bu evi dolduracak gerçek dostum olsa ‘demiş. ‘

Devamını oku

hasan boğuldu

                                    Sabahattin Ali Hikayeleri                                        HASAN BOĞULDU Kazdağı ‘nın Adalar Denizi’ne bakan yamaçlarından birindeki bir yörük obasına gidip dört beş gün kalacaktım. Edremit pazarına çıra ve bal satmaya geldiği zamanlar ahbap olduğum ve devlet kapısında birkaç ufak işine yardım ettiğim uzun boylu, ak sakallı bir yörük beni davet etmiş: – Çadırda yatmayı gözün tutarsa buyur! Taze bal yersin, kana kana acı

Devamını oku

YANLIŞ ADRES

   YANLIŞ ADRES Doğan Nadi soğuk bir kış günü,  Elif Naci yi ziyarete gitmiş. Elif Naci Samur kürküne sarınmış görmüş. Bu iddialı giyimi onaylamayan gazeteci işi şakaya vurarak : ‘ Özür dilerim. Ben  yanlış adrese geldim galiba .Ben ressam Elif Naci ye gelmiştim ama Alemdar Mustafa Paşa çıktı!’. demiş. Anonim.

Devamını oku

DEVE

                  ÖMER SEYFETTİN HİKAYELERİ                           DEVE Mestan Ağa, doğduğu, büyüdüğü Edirne’de “Çingene” olarak yaşamaya tahammül edemedi. Gurbet diyarında “Arap” gibi dolaşmaya karar verdi. Yüzü, yağlı karadan daha koyu bir renkteydi. Beyazı sapsarı olan gözleri pek büyük, pek parlaktı. Çember bir sakal bıraktı. Basma bir ak sarık sardı. İstanbul’a geldi. Adını “Abdülmennan” koymuştu. At pazarında, eşek alışverişinde herkes onu hacı zannediyordu.

Devamını oku

MAĞARA

  MAĞARA  Bir varmış bir yokmuş;  Evvel zaman içinde kalbur saman içinde ben derede babam denizde annem gölde yüzerken uzak bir memleket varmış bu memlekette ormancılık yapan bir adam varmış. Bu adam her gün ormana gider ormandan kestiği dalları götürüp satarmış. Adamın kimi kimsesi yokmuş.  Her gün şu orman senin . Bu orman benim gezerken’ başımı sokacak bir evim var

Devamını oku

bir firar

Sabahattin Ali Hikayeleri  “BİR FİRAR İki candarma İdris’i aralarına almış götürüyorlardı. İdris ayaklarına basamayacak haldeydi. Candarmalar çok dövmüşlerdi, fakat seke seke yürümeye çalışıyordu. Bayram namazında İmam köy Camii’ni bastığını ve orada namaz kılanları soyduğunu en nihayet itiraf etmişti. Hâlbuki böyle bir şeyden haberi bile yoktu… Ne çare?.. Dayak bu… Her şeyi söyletir. En aşağı yedi sene yiyecekti. Seke seke yürüyor,

Devamını oku

ÇAKMAK

            ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ      ÇAKMAK  İki eski arkadaş Anadolu nun ücra kasabasında karşılaşırlar;  İboş iri yarı yanaklarından kan damlayan,kara kaş kara gözlü ,tıknaz ama bir öküz kadar kuvvetli bir adamdı.   Mıstık ise kirli sarı saçlı , kirli yüzlü mavi mücevher gibi parlayan gözleri, zayıf , kirli sakalı bir adamdı.  Bu iki adam Makedonya dan gelen bu iki hemşerilerdi.

Devamını oku

TUZ YÜKLÜ EŞEK SÜNGER YÜKLÜ EŞEK

  TUZ YÜKLÜ EŞEK SÜNGER YÜKLÜ EŞEK Bir zamanlar uzak bir ülkede akılı bir seyyar satıcı yaşarmış. Bir gün ; Deniz kenarında tuzun daha ucuza satıldığını öğrenen  seyyar satıcı eşeğini alıp yola düşmüş. Eşeğin de sahibininde keyfi yerindeymiş. Seyyar satıcı deniz kenarında çok  fazla miktarda tuz satın almış ve eşeğine yüklemiş. Hayvan, ağır tuz yükü altında güçlükle yürüyebiliyormuş. Zavallı eşeğin ağırlıktan beli bükülmüş .Keyifle geldiği yolu

Devamını oku
« Önceki Yazılar Recent Entries »