Category Archives: hikayelerde buluşalım

NE İÇİNDEYİM DÜNYANIN

NE içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında; Yekpare, geniş bir anın Parcalanmaz akışında. Bir garip rüya rengiyle Uyumuş gibi her şekil, Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil. Başım sükütu öğüten Uçsuz bucaksız değirmen; İçim muradına ermiş. Abasız postsuz bir derviş. Kökü bende bir Sarmaşık. Olmuş Dünya sezmekteyim, Mavi masmavi bir Işık. Ortasında yüzmekteyim. Ahmet Hamdi Tanpınar.

Devamını oku

BAYRAM ŞEKERLERİ

BAYRAM ŞEKERLERİ  Zamanın birinde şekerci bir amca varmış. Küçük dükkanında renk renk lezzetlimi lezzetli şekerler yapıp satarmış. Bütün herkes onu çok severmiş.  Günlerden bir gün şekerci amca bir bayram günü çekip gitmiş. Yıllarca geri gelmemiş. Bütün mahalleli çok üzülmüş. Bütün çocuklar onu çok özlemiş. Gel zaman git zaman şekerci amcanın dükkanı geri açılmış. O zaman öğrenmişler ki şekerci amca hastaymış.

Devamını oku

ÇÖL

                                                                          ÇÖL Günlerden bir adam gariban çaresiz bir adam çetelerden kaçarken kendini çölde bulmuş. Peşindeki çeteler adamın peşinden çöle girmişler. Bir süre sonra çölde kaybolmamak için adamın çölde öleceğini düşünüp peşini bırakmışlar. Adam günlerce çölde saklanmış. Sonra adamların peşini bıraktığını düşünüp çölden kurtulmaya çalışmış ama mümkün olmamış. Her seferinde daha çok kaybolmuş. Sonunda çölden ayrılmamaya çölde ölmeye karar vermiş. Çöl

Devamını oku

KARGALAR

KARGALAR  Günlerden bir gün zamanlardan bir zaman uzaklarda bir kasaba varmış. Bu kasabada çok fazla insan yaşamazmış ama insanlardan çok kargalar varmış. Öyle ki ağaçları tepeleri evlerin çatıları onların yuvalarıyla doluymuş. İnsanlar bu kargaların gürültülerinden çok şikayetçiyken karga milleti de onlardan şikayetçiymişler.  Kargalar ‘ Ah şu insanlar bize hiç rahat vermiyorlar. Onlar yüzünden parklarda bahçelerde rahtça gezemiyoruz. Rahatça yemek yiyemiyor

Devamını oku

BİR ADAM

BİR ADAM Zamanında bir adam yaşarmış.  Adam bir küçük gece kondu da yaşar . Her gün sokaklarda  mendil satarak ekmeğini kazanırmış. Her gün ki gibi küçük bir poşete koyduğu mendilleri alıp sokak sokak gezerken lüks bir lokantadan çıkan yaşlı bir adam adamı görüp yakınına gelmiş. Dikkatli dikkatli adama bakmış sonra yanına gelip adamın sırtına vurup gülmeye başlamış. Öylesine gülüyormuş ki

Devamını oku

KAHRAMAN

KAHRAMAN Kadın gece geç saate işten çıkmıştı.” O saate kadar mesaiye kalmasa olmuyor muydu? Olmaz. Çalışmak zorundaydı. O kadın anneymiş, eşmiş, insanmış önemi yok . Çalışması lazım herkesin durmadan dinlenmeden çalışması lazım ne için para için  ne için para için. Ne için para için. Para ne için .Gece gündüz çalışmak . Ne için .”  Kadın hiç durmadan bunları düşünerek karanlık

Devamını oku

KAFA KAĞIDI

                         KAFA KAĞIDI Akşam üzeri hapishaneye bir sürü adam getirdiler. Hepsi kalabalıktı. Bu kadar kalabalığı süngü takmamış iki jandarmanın arasında görünce yol parası borcundan buraya geldiklerini anladık. Nizamiye kapısından girince avluda sıra oldular. Bir gardiyan elindeki kağıda bakarak yoklama yaptı. Ondan sonra duvar kenarına dizilerek çömeldiler, konuşmadan bekleşmeye başladılar.Kılıkları pek perişandı. Poturları parça parça sarkıyordu ve çoğunun ayağında kunduraya benzer

Devamını oku

KARA TAVUK

KARA TAVUK Dört tavuk arkadaş olmuşlar. Beraber gezmeye başlamışlar.  En önde sarı tavuk arkasında mor tavuk onun arkasında kızıl tavuk varmış. Kendi kendine eğlenen kara tavuk arkadan geliyormuş. Yolda koşmuşlar, şarkılar söylemişler. Yağmur başlamış bir ağaç altında dinlenmişler. Karınlarını doyurup güneş tekrar kendini gösterince eve dönmek için yola çıkmak istemişler ama dönememişler her yer suvarmış. Sığınacak bir yer ararken küçük

Devamını oku

YÜZ AKI

YÜZ AKI Mehmet Efendi, on senedir kasabada oturuyordu. Köydeki tarlaları, bağları, bahçeleri ortak elinde kalmıştı. Aziz ahbabı Müftü Hacı Ali Efendi ile dertleşirken: — Hepsini yanmış, kül olmuş farz ediyorum. Artık dünyada bir tane olsun doğru adam yok, dedi. Faziletin, iyiliğin varlığına dini gibi iman eden Müftü: — Var ama, sen bulamıyorsun, diye başını salladı. Mehmet Efendi taştı: — Yok,

Devamını oku

DOĞAN

DOĞAN Sabah dün doğarken annesinin saçlarını okşamasıyla uyandı Doğan daha on yaşındaydı günlerden cumartesi ama gün doğarken kalktı. Annesinin hazırladığı yer sofrasında sobanın yanında kahvaltısını yaptı. Küçük kardeşi yer yatağında yatıyordu. Yatığı yerde debelenirken gülüyordu. Kardeşi Murat ise annesinin kucağında peynir kemiriyordu. Annesi ikisini de öptü Murat ‘ ı Doğanın yanına oturttu. Doğan sekiz , Murat dört buçuk yaşındaydı. İkisi

Devamını oku
« Önceki Yazılar Recent Entries »