ÇAY

ÇAY
Dersten çıkmış eve gidiyordu. O kadar sıkın ve üzgündü kü eve gitmek yerine bir yere gitmek istiyordu. Bir parkın önünden geçerken boş bankı görüp oturdu. Park boştu sessiz bir süre oturdu. Birkaç çocuk koşarak gelip kumda oynamaya başladı. Anneleri biraz uzaktaki banka oturup ona dik dik bakmaya başladığında banktan kalıp istemeye istemeye eve gitti. Evde kavga kıyametti. Babası işten çıktığından beri annesine dünyayı dar ediyordu. Maddi sıkıntılar baş göstermişti. Annesi o okuldan geldiğinde kardeşlerini ona emanet edip iş aramaya gidiyordu. Annesi kapıdan girer girmez çantasını alıp bağıran kocasına bakmadan evden kaçarcasına çıkarken bağıran babası ve okuldan yeni gelmiş kardeşleriyle baş başa kaldı. Akşam yatana kadar hiç durmadan babası ve annesi kavga etmesin diye çaba sarf ederken kardeşlerini onlardan uzak tutmaya çalışıyordu. Sıkıntılarında boğulurken sabaha kadar ders çalışıp birkaç saatlik uykuyla okula gidiyordu.
Bir süredir her gün ayakları okul çıkışında onu parka götürmeye başlamıştı. O gün sıkıntı içinde otururken soğuk havanın farkında bile değildi. Birden yanında oturmuş elindeki çayı uzatan yaşlı adamı fark etti. Adam ‘ Kızın seni sık sık burada görüyorum. Sıkın görünüyorsun anlatmak istersen dinlerim. İstemezsen şu çayı iç için ısınsın . Bugün hava çok soğuk sende çok üşümüş görünüyorsun. ‘
Kız yanına çayı koyup bir süre yanında oturdu ama kız sessizce bekledi. Yaşlı adam bir süre sonra kalkıp giderken ‘ Arkadaki kitapçı benim istersen uğrasın’ . Kız çayı içmeden bir süre oturduktan sonra çay bardağını alıp kitapçının önünde duran sandalyeye bırakıp gitti. Eve gittiğinde babası bağırıp çağırmakla kalmamış eline geçeni savururken eve gelmişti. İki kardeşi korkuyla ona sarılırken annesi kapıyı vurup çıkmıştı. O akşam eve geldiğinde annesi iş bulmuştu. En azından maddi sıkıntıları azaldığını düşünüp sevinirken annesinin çalışmaya başlaması evlerinde sıkıntıların azalmasına değil babasının borçlandığı insanların kapılarına gelmesine neden olmuştu. Kardeşlerinin bunları görmemesi için onları kapıdan uzak tutmak çok zor oluyordu.
Her gün okul çıkışında ayakları onu parka götürüyordu. Sessizlikte düşünürken gözleri dolmuştu. Birden yanında yaşlı bir kadın belirmişti. Elinde dumanı üstünde çay vardı. Müsaade isteyip kızın yanına oturdu. Çayı uzatırken ;
‘ Ben arkadaki kitapçının eşiyim. Eşim senin her gün buraya geldiğini ve çok üzgün olduğunu söyledi. Bende gelip seninle tanışmak istedim. Biliyor musun hava çok soğuk istersen çayı iç. ‘ Kız çayı alıp içerken kadın onu dinlemek istiyordu. ‘ Biliyor musun herkesin sorunları sıkıntıları var. Mesela ben ve eşim yalnızız. İkimiz buna çok üzülüyoruz’. Kız artık sıkıntısından sakinleşemediği için ağlamaya başlamıştı. ‘ Keşke bende yalnız olsam ‘ o dakikadan sonra yaşlı çiftle arkadaş olmuştu. Okul çıkışında banka gelip oturuyordu. Ya yaşlı adam yada yaşlı kadın ellerinde çayla gelip yanına oturuyorlardı. Yaşlı adam ve kadın hiç çocuğu olmamıştı. Onlarda bir çocuk evlad edinmişlerdi. O şimdilerde uzakta üniversite eğitimi aldığı için gene yalnız kalmışlardı. Kızın babasının işsiz olduğunu ve evde kavgaların artığını duyduklarından beri kız ve kardeşleri için üzülüyorlardı.
Bir gün kız eve gittiğinde babasının iş ararken biriyle kavga edip yaralandığını öğrendi. Hastaneye koştu. Kapıda kardeşleri ağlıyorlardı. Onlara sarılırken annesi koşarak işe gitti. Ertesi gün yaşlı çift olanları duyduğunda yaşlı adam bir arkadaşından söz etti. Adamın şehirde dükkanı vardı. Yanında çalışacak ve ona yardım edecek birini arıyordu ama şehir uzak olduğu için babaları hafta br gün eve gelebilirdi. Kız bunu duyunca çok sevindi. Babası hastaneden çıkınca ona iş bulduğunu söyledi ve babasını alıp kitapçıya getirdi. Yaşlı adam ona bir adres verdi. Adamda hemen yola çıktı.
Günler günler geçti. Kış gelmişti. Babası işinde gücündeydi. Kız her gün kitapçıya uğrayıp yaşlı çifte yardım ediyordu. Herkes mutluydu sorunlar azalmıştı. Annesinin işi iyi gidiyordu. Babası borçlarını ödüyordu ve Yaşlı çiftin oğulları tatil için geliyordu. Kız keyifle kitapçıdan içeri girdiğinde içerde yaşlı adam ve genç bir adam vardı. Yaşlı adam gencin oğlu olduğunu anlatı ve kızla tanıştırdı. Sonra bir iş için gitmesi gerektiğini söyleyip çıktı. Kız her kitapçıya gittiğinde ikisi yalnız kalıyordu. Gencin üniversiteye dönme zamanı gelmişti. Kızında lise sonda olduğu için dersleri ağırlaşmıştı. Genede Yaşlı çifti görmeden eve gitmiyordu kapıdan iyi günler dileyip gidecekti. Genç adam onu karşıladı . Elinde çayla geldi. Çaylarını içerken onunla arkadaş olmak istediğini söyledi . O günden sonra ikisi birbirilerinden hiç ayrılmadılar. Yaşlı çift ise hiç yalnız kalmadı. Kızın kardeşleri onlarında çocukları gibiydi artık. Anneside en iyi arkadaşları olmuştu. Kız ise oğullarının eşiydi.
M. İLKAY M.