Category Archives: hikayelerde buluşalım

karne günü

KARNE GÜNÜ  Okullu seviyor!   Okulların başladığı gün en sevindiği gündü ama okulların kapandığı gün en nefret etiği gündü.  Neşeli günlerin sonuna geliyordu.  Bu sabah erkenden kalkıp babası kahvaltı sofrasına oturmadan kahvaltısını yapıp  evde çıkar. Annesi arkasından: ‘ oğlum ne yapıyorsun sadece süt içip okula gidilmez ‘ diye bağırırken  ayakkabısını giymiş çantasını sırtına takmış bile ..  Çocuk: ‘ Annecim ben

Devamını oku

keramet

                                     ÖMER SEYFETTİN HİKAYELERİ                                         KERAMET Yangın yarım saatten beri devam ediyordu. Fakat mahallenin ahalisi iki ev sonra söneceğine inanıyorlardı. Çünkü bir değerli kişinin türbesi vardı. Mümkün değil, o tutuşmazdı! Şiddetli bir kıble rüzgarı esiyor, alevleri, kıvılcımları saçan tahta parçalarını, türbenin üzerine altındaki evlerin çatılarına fırlatıyordu. İtfaiye bölüğü, tulumbalar son gayretlerini sarf ediyorlardı. Polisler etrafı ablukaya almışlar, kaçırılan eşyanın yağmasına

Devamını oku

köstence güzellik kraliçesi

              SABAHATTİN ALİ HİKAYESİ                            KÖSTENCE GÜZELLİK KRALİÇESİ Dört seneden beri görmediğim Berlin’e yeni gelmiştim. Kah kerpiç evli kasabalarda, kah kızgın güneşle açık mavi denizin kavuştuğu Akdeniz kıyısındaki şehirlerde oturarak ve bazan da yaşlı bir at sırtında ve fundalıklı yollarda köyden köye giderek geçirdiğim bu dört seneden sonra; Berlin bana eskiden hiç görmediğim bir yer gibi geldi. Alacakaranlıkta indiğim istasyonun merdivenlerinde

Devamını oku

Kaplumbağa ile akrep

KAPLUMBAĞA VE AKREP  Günlerden bir gün çok uzun zaman önce uzak bir ülkenin güzel bir ormanında bir kaplumbağa yaşarmış. Bu kaplumbağa çok yavaş hareket edermiş. Ama bu kaplumbağa çok iyi yüzermiş. Suya girdimi durmak dinlenmek bilmeden yüzen kaplumbağa bir gün gene derede yüzerken bir akrep dere kenarına gelmiş. Karşıya geçmesi lazımmış ama hangi kuşa hangi, balığa hangi kurbağaya sorsa hiçbiri

Devamını oku

büyücü

                             ÖMER SEYFETTİN HİKAYELLERİ                                            BÜYÜCÜ  Büyük Selahaddin, kendisinden aman dileyen Kudüs’ü aldıktan sonra hiç durmamıştı. Şam’da “Biraz dinlenelim!” istirhamında bulunan askerine, — Ömür kısadır. Ecelden emin değiliz! cevabını verdi. Yayından çıkmış bir alev ok şiddetiyle yabancı Avrupalıların haksız yere sahiplendikleri kasabalar üzerine atılıyor, deldiği kaleleri hemen zapt ediyordu. Kurtularak Sur kalesine kapağı atan halk düşmanı mutaassıpların adedi Avrupa’dan gelen imdatlarla

Devamını oku

filin şekli

FİLİN ŞEKLİ  Bir Hintli, hayatlarında hiç fil görmemiş insanların yaşadığı bir köye bir fil getirdi; fili karanlık bir ahıra koydu. Ertesi gün, fili köylülere gösterecekti. Ama meraklı birkaç kişi hayvanı hemen görmek için o kapkaranlık ahıra toplandı. Ancak ahır o kadar karanlıktı ki, fil gözle görülemiyordu. Adamlardan hiçbiri de yanlarında mum getirmeyi akıl edememişti. O göz gözü görmeyecek kadar karanlık

Devamını oku

forsa

                       Ömer Seyfettin Hikayeleri                               FORSA HİKAYESİ Yuvası sonsuz ufuklara bakan küçük tepe, minimini bir çiçek ormanı gibiydi. İlkbaharın tatlı ince, uzun dallı badem ağaçlarının alaca gölgeleri sahile inen keçiyoluna düşüyor, ilkbaharın tatlı rüzgârıyla sarhoş olan martılar, çılgın naralarla havayı çınlatıyorlardı. Badem bahçesinin yanı geniş bir bağdı. Beyaz taşlardan yapılmış kısa bir duvarın ötesindeki zeytinlik, ta vadiye kadar iniyordu. Bağın ortasındaki

Devamını oku

bayram Çocuğu

                                         BAYRAM ÇOCUĞU   Bayrama birkaç gün vardı. Küçük kız arkadaşlarının bayramlıklarını anlatmalarını dinliyordu. Biri peri kızı gibi olacağını söylüyordu. Diğeri kırmızı çok güzel bir elbise giyeceğinden söz ediyordu. Diğeri ise pembe bir elbise giyeceğinden söz ediyordu. Öyle ki pembe bir taç da takacaktı. Bir diğeri annesinin ona kırmızı elbise ile giymesi için  kırmızı çok güzel bir ayakkabıda almıştı. İstediği kırmızı

Devamını oku

bir hayır

          ÖMER SEYFETTİN HİKAYELERİ                BİR HAYIR   Yatağında kımıldamayan Durmuş Ağa, gözlerini basık tavana dikmişti. Sanki iki saattir eski, sararmış hatılları sayıyordu. Yüzü toprak rengindeydi. Kırmızı kaplı yorganın üstüne serili elleri artık bir insan azasına benzemiyordu. O kadar kuru, o kadar zayıf, o kadar cansızdı ki… Ancak duyulan boğuk bir sesle: —Yahu, ben ölüyon! dedi. Ocağın başında yusyumru oturan bir

Devamını oku

hasta

                  MEMDUH ŞEVKET ESENDAL  HİKAYELERİ                                    HASTA HİKAYESİ Maliye Veznesi’nden Tevfik Efendi, banka önünde vezne arabasından inerken nasıl oldu ise ayak bileğini incitmiş, iki gündür hasta, evde yatıyor. Komşuları hatır sormaya geliyorlar. İki gündür evde yaşayış değişmiş, herkesten sıcak bir sevgi görüyor. Karısı, sanki o eski karısı değil, tanıdıkları eski tanıdıkları değil. Hepsi değişmişler, hepsinde, yalan da olsa tatlı bir sokulganlık,

Devamını oku
« Önceki Yazılar Recent Entries »