Category Archives: ANA SAYFA

ÖLÜMSÜZLÜK AĞACINI ARAYAN ADAM

ÖLÜMSÜZLÜK AĞACINI ARAYAN ADAM  Bir gün bir bilgin bir masal anlatmış;  Dediğine göre, Hindistan’da bir ağaç varmış; kim o ağacın meyvesini yerse, ne yaşlanır, ne ölürmüş. Padişahın biri bunu duymuş; bu ağaca ve meyvesine âşık olmuş. İş bilir, güvenilir adamlarından birini o ağacın meyvesini getirmek için Hindistan’a yollamış. Adam ağacı bulmak için yıllarca Hindistan’ın her yanını gezmiş, dolaşmış. Meyveyi bulmak

Devamını oku

BEN ÖĞRETMEN OLDUM !

                             BEN ÖĞRETMEN OLDUM!   Ah büyükler.  Şimdi bunu neden söyledim.   Okulda sürekli öğretmenlerimiz geri dönüşümün önemini anlatıyor du .  Bende evde öğrendiklerimi uygulamak istedim. Ama ne mümkün mü! Annem ve babam bütün ricalarıma rağmen bunu yapamayacaklarını evde çöp biriktirilemeyeceğini söyleyip duruyorlardı.   Bende bir gün alışverişte çöp poşeti aldım sonrada evde çöp atma işini üstlendim. Aldığım çöp poşetlerine çöpleri

Devamını oku

ALIŞIYORDUN !!! ?

ALIŞIYORDUN!!!?  Uzun zaman önce bolluk devri bitmiş ve yokluk devri başlamıştı. Herkes gibi Hocada yoksulluğa düşmüş .Evine ekmek götürmekte zorlanmaya başlamış. Gel zaman git zaman artık gariban eşeğinde yemeğinden kesmiş. Garibanda artık yarı aç yarı tok yaşıyormuş. Hoca bakmış Gariban eşeğin sesi çıkmıyor gariban eşeğin yemeğini yarıya düşürmüş. Günler günler geçmiş bir gün hoca eşeğiyle bir yere gidecekmiş  ; ahıra

Devamını oku

DEPREM BİR AKŞAM

                  DEPREM                  BİR AKŞAM  Sabah ezanı okunurken dükkanımın kapısını açıtım. Derin bir nefes alıp girdim. Mutfağa geçip cayın altını kısıkta yakarken bir taraftan ısladığım nohutları tekrar sudan geçirip ocağa bol suda pişmeye koydum. Sonra fasulyeyi sonra ilk önce yapacaklarımı tezgaha çıkardım. Ben tencereleri alıp hazırlıklarımı yaparken kapının açıldığını duydum. Hanım elinde dumanı üstünde tüten poğaçalarla içeri girdiğinde mis gibi

Devamını oku

BAŞINI VERMEYEN ŞEHİT

                ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ     BAŞINI VERMEYEN ŞEHİT Yarın arifeydi. Öbür günkü bayram için hazırlanan beyaz kurbanlar, küçük Grigal palankasının etrafında otluyorlardı. Karşıda… Yarım mil ötede Toygun Paşa’nın son kuşatmasından çılgın kışın hiddeti sayesinde kurtulan Zigetvar Kalesi, sönmüş bir yanardağ gibi, simsiyah duruyordu. Hava bozuktu. Ufku, küflü demir renginde, ağır bulut yığınları eziyor, sürü sürü geçen kargalar tam hisarın üstünden uçarken

Devamını oku

ÖKÜZ OLMAK İSTEYEN KURBAĞA

ÖKÜZ OLMAK İSTEYEN KURBAĞA Günlerden bir gün bizim kurbağa  çayırda gezerken bir öküz görmüş. Bayılmış boyuna posuna .Kendisi baksan yumurta kadar. Ama bizim kurbağa öküze benzemek istemiş: ‘ İlle de ben öküze benzeyeceğim ‘ demeye başlamış. Başlamış Ikınmaya , sıkılmaya , gerinmeye . Kabardıkça kabarmış , şiştikçe  şişmiş.  Dayanamamış dişisine sormuş: ‘ Nasıl , hanım , öküz kadar oldu mu?

Devamını oku

ÇARE

ÇARE Günler geçmek bilmiyordu. Bir haftada kaç nöbet tutuğunu unutmuştu. Artık ruhu o kadar yorgundu ki sanki eli yaşında ki bir adam gibi hissediyordu. Oysa otuzuna yeni merhaba demişti. Hayatı olabildiğine berbattı birde buna anlayışsız hasta ve hasta yakınları ekleniyordu. Hiç durmadan dinlenmeden çalışmak ne zor şeydi! ‘ Ya bize bir bakın . ‘ ‘ Başka ne işiniz var .

Devamını oku

ALTIN ÇUVALI

‘ ALTIN ÇUVALI’  Nasrettin Hoca sokakta yürürken yanına komşusu gelmiş. Yanlarından bir genç bir çuvalla geçiyormuş.  Nasrettin Hoca komşusuyla sohbet ederken Komşu: ‘ Hocam şu çuvalın içinde ne var dersin ?’ demiş .  Hoca durur mu?  Nasrettin Hoca: ‘ Bana ne ?’demiş.  Komşusu güllere : ‘ Olur mu hocam ! Bu çuval sizin evine gidiyor.’ Demiş.  Nasrettin hoca telaşla: ‘

Devamını oku

HARİKA ÇOCUK

             ORHAN KEMAL HİKAYELERİ                          HARİKA ÇOCUK  Bisküvi, çikolata, kâğıtlı şeker, zeytinyağı, sabun yapımevleriyle küçük tamir atölyelerinin yan yana odalarda bulunduğu, sefertasına benzeyen hanlardan birinin genzi tıkayan pis havası içinde ekmeğini küçücük pedalıyla kazanmaya çalışan bir arkadaşı görmeye gitmiştim. Bulamadım. Dönecektim ki kapı yanında duran büyükçe bir tahta sandığın içinde onu gördüm: Peynir ekmekle domates yiyordu. Kirli, kıvır kıvır sarı

Devamını oku
« Önceki Yazılar Recent Entries »