Category Archives: hikayelerde buluşalım

zevrak la ebru

                         HALİT ZİYA UŞAKLIGİL HİKAYESİ                              ZEVRAK LA EBRU Bir makalede kıymetli bir kalemden şu sözler çıkıyordu: «Bir eserin, hayatımızın filan veya filan zamanında okunmuş olması ne kadar mühimdir!» Bence bu kaideyi hayatımızın bütün vak’alarına tatbik etmek yoksun bırakmak. İşte bende de öyle hâtıralar var ki, ancak hayâtımın filân veya filân zamanına ait oldukları için ehemmiyet alırlar. Zevrak’la Ebru’nun o

Devamını oku

aşk mektupları – aşk ve ayakparmakları

                ÖMER SEYFETTİN HİKAYESİ                AŞKMEKTUPLARI               AŞK VE AYAKPARMAKLARI Âsıme Hanımefendi’den Hasan’a mektup; Evvela beni sen sevdin, yalvardın, yakardın, benim aşkım âdeta senin galeyanına sönük bir cevaptı. Sonunda beni aldın. Ben zengindim. Atım, arabam vardı. Bütün bugünün gençleri beni istiyorlardı. Herkesin isteğine sen nail oldun. Mesuttun. Ben sana sadıktım. Sonra nasıl oldu, birdenbire döndün. Benden soğudun. Beni görmekten kaçtın, yine

Devamını oku

mutlu seneler

MUTLU SENELER Yıllar;  Yıllar acımasız. ..  Uzun  zaman önce…  Küçük krem rengi boyalı  sehpa da loş bir ışık ve açık sessizde bir televizyon . Köşe koltuğa oturmuş televizyona bakarken ayaklarını uzatmış tı .Sema nın üstünde küçük bir battaniye ve önündeki sehpa da küçük bir meyve tabağı ve bir fincan buz gibi olmuş çay duruyordu.  Dağınık saçlarım yarım bağlanmış  ,yorgun bezgin

Devamını oku

kamyon

                     SABAHATTİN ALİ HİKAYESİ KAMYON  Kamyon, Zincirli Han’ın dar ve basık kapısından, yan duvarlara sürtünüp sıvaları dökerek ve üzerine bağlanmış sepetlerle çuvalları dört tarafa fırlatarak ıkına sıkına çıktı. Şoför bir eliyle direksiyona yapışmış, dört metre genişliğindeki sokağın karşı tarafındaki berber dükkanlarına girmeden sola manevra yapabilmeye uğraşıyor, öteki eliyle de ağzına peynirli pide tıkıyordu. Toz, çamur, benzin, makine yağı tabakalarının altında

Devamını oku

kırlangıçlar

Sabahattin Ali Hikayesi “Kırlangıçlar” Şehrin kıyısında, ufacık bir derenin kenarında, dalları suya sarkan ihtiyar  bir söğüt ağacı vardır. İlkbaharın başlangıçlarında bu söğüdün dallarına bir dişi kırlangıç gelip kondu; Derenin bir başından bir başına yıldırım gibi uçan, beyaz göğüslerini suya dokundurarak şeffaf kanatlı küçük böcekleri yakalayan diğer kırlangıçlara bakmaya başladı. Başını hafif hafif sallıyordu. Derin düşüncelere daldığı belliydi. Söğüdün dalları hışırdadı.

Devamını oku

karne günü

KARNE GÜNÜ  Okullu seviyor!   Okulların başladığı gün en sevindiği gündü ama okulların kapandığı gün en nefret etiği gündü.  Neşeli günlerin sonuna geliyordu.  Bu sabah erkenden kalkıp babası kahvaltı sofrasına oturmadan kahvaltısını yapıp  evde çıkar. Annesi arkasından: ‘ oğlum ne yapıyorsun sadece süt içip okula gidilmez ‘ diye bağırırken  ayakkabısını giymiş çantasını sırtına takmış bile ..  Çocuk: ‘ Annecim ben

Devamını oku

keramet

                                     ÖMER SEYFETTİN HİKAYELERİ                                         KERAMET Yangın yarım saatten beri devam ediyordu. Fakat mahallenin ahalisi iki ev sonra söneceğine inanıyorlardı. Çünkü bir değerli kişinin türbesi vardı. Mümkün değil, o tutuşmazdı! Şiddetli bir kıble rüzgarı esiyor, alevleri, kıvılcımları saçan tahta parçalarını, türbenin üzerine altındaki evlerin çatılarına fırlatıyordu. İtfaiye bölüğü, tulumbalar son gayretlerini sarf ediyorlardı. Polisler etrafı ablukaya almışlar, kaçırılan eşyanın yağmasına

Devamını oku

köstence güzellik kraliçesi

              SABAHATTİN ALİ HİKAYESİ                            KÖSTENCE GÜZELLİK KRALİÇESİ Dört seneden beri görmediğim Berlin’e yeni gelmiştim. Kah kerpiç evli kasabalarda, kah kızgın güneşle açık mavi denizin kavuştuğu Akdeniz kıyısındaki şehirlerde oturarak ve bazan da yaşlı bir at sırtında ve fundalıklı yollarda köyden köye giderek geçirdiğim bu dört seneden sonra; Berlin bana eskiden hiç görmediğim bir yer gibi geldi. Alacakaranlıkta indiğim istasyonun merdivenlerinde

Devamını oku

Kaplumbağa ile akrep

KAPLUMBAĞA VE AKREP  Günlerden bir gün çok uzun zaman önce uzak bir ülkenin güzel bir ormanında bir kaplumbağa yaşarmış. Bu kaplumbağa çok yavaş hareket edermiş. Ama bu kaplumbağa çok iyi yüzermiş. Suya girdimi durmak dinlenmek bilmeden yüzen kaplumbağa bir gün gene derede yüzerken bir akrep dere kenarına gelmiş. Karşıya geçmesi lazımmış ama hangi kuşa hangi, balığa hangi kurbağaya sorsa hiçbiri

Devamını oku

büyücü

                             ÖMER SEYFETTİN HİKAYELLERİ                                            BÜYÜCÜ  Büyük Selahaddin, kendisinden aman dileyen Kudüs’ü aldıktan sonra hiç durmamıştı. Şam’da “Biraz dinlenelim!” istirhamında bulunan askerine, — Ömür kısadır. Ecelden emin değiliz! cevabını verdi. Yayından çıkmış bir alev ok şiddetiyle yabancı Avrupalıların haksız yere sahiplendikleri kasabalar üzerine atılıyor, deldiği kaleleri hemen zapt ediyordu. Kurtularak Sur kalesine kapağı atan halk düşmanı mutaassıpların adedi Avrupa’dan gelen imdatlarla

Devamını oku
« Önceki Yazılar Recent Entries »