dünya masalları

SİHİRLİ FASULYE
Bir varmış bir yokmuş;
Ülkenin birinde tembel mi tembel bir çocuk annesi ile yaşarmış. Kadın kocası ölünce oğluna neyi var neyi yoksa bakmış ama oğlu öyle tembelmiş ki hiç çalışmazmış.
Gün gelmiş paraları bitmiş annesi ne yapacağız diye düşünürken tek çare ineklerini satmaya karar vermiş. Süt beyaz adlı ineği oğluna verip’ Süt beyaz bizim tek gelir kaynağımızdı ama ne yaparsın paramız kalmadı. Sende çalışmıyorsun. Bari süt beyazı pazara götür iyi bir fiyata sata bir süre aç kalmadan yaşayalım’ demiş.
Tembel oğlan ineği almış düşmüş yollara biraz yol gitmiş karşısına garip bir yaşlı adam çıkmış ineğe bakmış çok beğenmiş.’ Delikanlı bu ineği bana satar mısın ‘ demiş. Tembel oğlanda kaç altın verirsin diye sormuş. Adam cebinden beş tane fasulye çıkarınca oğlan gülüp gitmek istemiş. Adam ‘ Bu fasulyeler sihirlidir. Sana bunları vereyim sende ineği bana ver ‘demiş. Tembel oğlan fasulyelerin sihirli olduğunu duyunca hemen ineği verip fasulyeleri almış.
YALANCI ÇOBAN
Bir varmış bir yokmuş

Zamanın biride bir ülkede küçük sevimli bir köy varmış. Bu köyün küçük tatlı bir çobanı varmış. Bu çoban her sabah köylülerin koyunlarını toplar yaylalarda gezdirir sonrada akşamları hepsini evlerine bırakırmış. Günlerden bir gün küçük çoban koyunları sabah erkenden alıp dağ tepe gezdirip otlatırken canı çok sıkılmış. Ne yapsam da eğlensem derken aklına bir fikir gelmiş. Ben köylüleri korkutursam çok eğlenirim demiş. Hemen koşarak köye gelmiş ve köyün tam ortasında bağırıp çağırmaya başlamış’ Yetişin yetişin koyunları kurtlar yedi ‘ diye bağırıp çağırdıkça köylüler telaşla kazmayı küreği kaptığı gibi koyunların olduğu yere gelmişler